Ben, “Sana feda olayım, şu Şiîlik iddiasında bulunanlar hakkında ne yapayım?” dedim. Buyurdu ki: Onların arasında ayıklama vardır, değişme vardır ve sınanma vardır. Onlara yıllar gelir, onları tüketir; salgın gelir, onları öldürür; ayrılıklar gelir, onları dağıtır.
Bizim taraftarlarımız, köpek gibi havlamayan, karga gibi tamah etmeyen ve açlıktan ölse bile düşmanımızdan istemeyen kimselerdir.
Ben, “Sana feda olayım, bunları nerede arayayım?” dedim. Buyurdu ki: Yeryüzünün kenarlarında. Geçimleri dar, yurtları sürekli değişen kimselerdir. Bir mecliste bulunsalar tanınmazlar, kaybolsalar aranmazlar. Ölümden korkmazlar. Kabirlerde birbirlerini ziyaret ederler. İçlerinden biri bir ihtiyaç sahibine sığınırsa ona merhamet ederler. Yurtları farklı olsa da kalpleri ayrılmaz.
Sonra şöyle buyurdu: Resulullah şöyle buyurdu: “Ben ilim şehriyim, Ali de onun kapısıdır.” Kapıdan girmeden şehre girdiğini iddia eden yalan söylemiştir. Beni sevdiğini, fakat Ali’ye buğz ettiğini iddia eden de yalan söylemiştir.