"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 1296

Ali b. Muhammed, Sehl b. Ziyad’dan, o Davud b. Kasım el-Caferî’den rivayet etti. Davud dedi ki: Ebu Cafer’in yanına girdim; yanımda başlıksız üç mektup vardı ve bana karışmıştı. Bundan dolayı üzüldüm. O mektuplardan birini aldı ve “Bu Ziyad b. Şebib’in mektubudur” dedi. Sonra ikincisini aldı ve “Bu falanın mektubudur” dedi. Ben şaşırıp kaldım. Bana baktı ve gülümsedi. Dedi ki: Bana üç yüz dinar verdi ve onu amcaoğullarından birine götürmemi emretti. “Dikkat et, o sana ‘Bana bu parayla meta alacak bir tüccar göster’ diyecek; onu ona göster” dedi. Dinarlarla ona gittim. Bana, “Ey Ebu Haşim, bana bu parayla meta alacak bir tüccar göster” dedi. Ben, “Evet” dedim.

Bir deveci, onun işlerinden birine alınması için onunla konuşmamı benden istedi. Onun için konuşmak üzere yanına girdim; onu yemek yerken buldum, yanında bir topluluk vardı ve onunla konuşma imkânı bulamadım. O, “Ey Ebu Haşim, ye” dedi ve yemeği önüme koydu. Sonra kendiliğinden, ben sormadan şöyle dedi: “Ey gulam, Ebu Haşim’in bize getirdiği deveciye bak, onu yanına al.” Dedi ki: Bir gün onunla birlikte bir bahçeye girdim ve ona, “Canım sana feda olsun, ben toprak yemeye düşkünüm; benim için Allah’a dua et” dedim. O sustu. Sonra üç gün sonra kendiliğinden bana, “Ey Ebu Haşim, Allah senden toprak yemeyi giderdi” dedi. Ebu Haşim dedi ki: Bugün benim için ondan daha iğrenç bir şey yoktur.

https://kutsalayet.de/kafi-1295/,https://kutsalayet.de/kafi-1297/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız