Orada onlar için diledikleri her şey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.
Diyanet Vakfı
Orada kendileri için diledikleri her şey vardır. Katımızda dahası da vardır.
Kurtubi Tefsiri
Orada onlara diledikleri herşey vardır. Yanımızda fazlası da var.
“Orada onlara diledikleri herşey var.” Canlarının çektiği ve gözlerinin zevk aldığı herşey.
“Yanımızda fazlası da var.” Hatırlarına getirmedikleri türlü nimetler…
Enes ve Cabir dedi ki: “Fazlası” şanı yüce Allah’ın -bir keyfiyet söz konusu olmaksızin- yüzüne bakmaktır. Yüce Allah’ın:
“İhsanda bulunanlara daha güzeli ve daha da fazlası vardır.” (Yûnus, 10/26) âyeti hakkında “buradaki “fazlasından kasıt yüce Allah’ın kerim vechine bakmaktır” dediği Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’a kadar ulaşan merfu haberler halinde bize ulaşmıştır.
İbnu’l-Mübarek ve Yahya b. Sellam da şöyle demişlerdir: Bize el-Mesudî, el-Minhal b. Amr’dan, o Ebû Ubeyde b. Abdullah b. Utbe’den, o İbn Mes’ûd’dan dedi ki: Cuma gününe gitmek için elinizi çabuk tutunuz. Çünkü Şanı yüce ve mübarek Allah her cuma günü cennet ehline beyaz kâfurdan bir tepe üzerinde (oldukları halde) görünür. Onlar da ona yakınlık derecelerine göre yerlerini alırlar, İbnu’l-Mubarek dedi ki: Dünyada iken cumaya gitmekte ellerini çabuk tuttukları oranda (yakınlaşacaklardır). Yahya b. Sellam da dedi ki: Dünyaya cumaya gitmekte ellerini çabuk tuttukları için (yakın olacaklardır), demiştir. Ayrıca şunu da ilave etmektedir: “Yüce Allah bundan önce görmedikleri şekilde onlara ikramlar yaratır, var eder.” İbnu’l-Mübarek, Zühd, s. 131; Abdullah b. Ahmed b. Hanbel, es-Sünne, I, 259; Taberani, Kebir, IX, 238. Yahya dedi ki: Ben el-Mesudî’den başkasının buna yüce Allah’ın:
“Yanımızda fazlası da var” âyetini eklediklerini de duydum.
Derim ki: Hadisteki: “Bir tepe üstünde” ifadesi ile kastettiği cennet ehlidir. Yani onlar bir tepe üstünde olacaklardır. Nitekim el-Hasen’in mürsel rivâyetinde de böyledir. Buna göre o dedi ki: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Her cuma günü kâfurdan bir tepe üzerinde cennetlikler Rabblerine bakacaklardır.”
Biz bu hadisi et-Tezkire adlı eserimizde zikretmiş bulunuyoruz.
Buradaki “fazlasından kastın, onlara eş olarak verilecek el-hûru’l-în olduğu da söylenmiştir. Bunu Ebû Said el-Hudrî merfü olarak rivâyet etmiştir Yakın manada Abdullah (b. Mes’ûd’dan): Münziri, Terğib, I, 289.