"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kadının İddeti Bitene Değin Eğer Karı ve Kocadan Birisi Müslüman Olursa, Diğeri de Farklı Dine Sahip Olursa

İlim ehlinin genel görüşüne göre, eğer karı ve kocadan birisi Müslüman olursa, diğeri de farklı dine sahip olursa, bu durumda nikah feshedilir. İbn Abdilberr şöyle demiştir: Bu konuda farklı düşünen alim yoktur, sadece Nehai’den rivayet edilen bir görüş vardır ki, o da alimlerden müteşekkil bir topluluktan kural dışı (şaz) olarak gelmiştir. Ama buna uyan kimse olmamıştır. Bu görüşe göre, süre ne kadar uzasa da kadın kocasına geri döner, şeklindedir.

Nikahı altında dörtten fazla karısı bulunan bir kafir Müslüman olur ve kadınlar da iddet süreleri içerisinde Müslüman olurlarsa yahut kadınlar kitabi iseler -ihtilafsız olarak- adamın onların tümünü nikahı altında tutma yetkisi olamaz ve dörtten fazlasını tutmaya hak sahibi de değildir. Eğer onlardan sevdiği kadınlar olursa, içlerinden dört tanesini seçebilir, diğerlerini ise bırakır. İster onlarla bir yahut birkaç akit kıyılarak evlenmiş olsun, isterse ilk evlendiklerini veya sonradan evlendiklerini tercih etmiş olsun, fark etmez. Bunu, İmam Ahmed ifade etmiştir. İmam Malik, Leys, Evzfü, Sevri, İmam Şafii, İshak ve Muhammed b. el-Hasen de böyle söylemiştir.

Nitekim Kays b. el-Haris’in rivayet ettiğine göre, o şöyle demiştir: “Müslüman olduğumda sekiz tane karım vardı. Bu durumu Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e haber verince, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Onlardan sadece dört tanesini seç.’ buyurdu.”

Abdullah b. Ömer’den nakledildiğine göre: “Gaylan b. Seleme esSekafi Müslüman olunca, cahiliyye de iken nikahı altında on tane eşi bulunuyordu. O, Müslüman olunca eşleri de onunla beraber Müslüman oldular. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onlardan sadece dört tanesini seçmesini emretti.” Çünkü nikahla elinde tutması caiz olan her bir sayı, şirk halinde boşanmış olur, tıpkı onlarla şahitsiz olarak nikahlarını kıymasına benzer.

Ebu Hanife ve Ebu Yusuf ise şöyle demişlerdir: Onlarla evlenmesi bir akit kıyılarak söz konusu olmuşsa, o zaman hepsinin nikahı fesholur. Birkaç akitle kıyılmış olursa, ilk evlendiği kadınların nikahı geçerlidir ve dördün üzerindekilerin nikahı ise batıldır. Çünkü bu akit, dört kişiden fazlasını kapsıyorsa bunun haramlığı, cem yolundan dolayı söz konusu olmuş olur ki, o vakit de Müslüman olduktan sonra bunda artık muhayyer olamaz. (Ancak) buna, geçen açıklamalarla cevap verilmiştir.

Şayet Evlenir de Nikahı Altında İki Kız Kardeşi Olursa, onlardan birisini tercih eder. Bu, el-Hasen, Evzfü, İmam Şafii, İshak ve Ebu Ubeyd’in görüşüdür. Bu minvalde Feyruz ed-Deylemi’nin hadisine göre, kendisi şöyle demiştir: “Ben, Müslüman olduğum vakit nikahım altında iki kız kardeş bulunuyordu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘İkisinden dilediğini boşa.’ buyurdular.” Çünkü kafirlerin nikahı geçerlidir ancak İslam’a girildiğinde iki kız kardeşin bir nikah altında cem edilmesi haram kılınmıştır. Söz konusu olan bu haramlığı İslam ortadan kaldırıp izale etmiş; dolayısıyla da (bir kız kardeşi elinde tutup diğerini de boşamakla) nikah geçerli bir hükme varmıştır. Sanki Müslümanlığından evvel onlardan birisini boşamış, diğeri de nikahı altındaymış da sonrasında Müslüman olmuş kimse gibidir. İşte kadın hakkındaki bunun hükmü, teyze ve halası hakkındaki hükmü gibidir. Çünkü hepsindeki anlam aynıdır.

Ebu Hanife’nin bu konudaki görüşü, on kadın hakkındaki görüşü gibidir. Köle’nin ikiden fazlası hakkındaki hükmü, hür erkeğin dört kadından fazlası hakkındaki hükmüyle aynıdır.

Cinsel Temastan Ewel Yahut Sonra Kitabi Bir Kadın Müslüman Olursa yahut karı-koca birlikte Müslüman olurlarsa, nikah bu haliyle aynen devam eder. Zira Müslüman erkeğin, kitabi olan kadının nikahını baştan kıyması hakkıdır, bunun yanında olduğu gibi devam ettirmesi daha evladır. Kitabi kadınla evlenmenin caiz olduğunu söyleyenler arasında bu hususta bir ihtilaf yoktur. Ama kitabi olan kadın, erkekten yahut cinsel temastan önce Müslüman olmuşsa, o vakit -kocası kitabi de olsa yahut olmasa- aralarının hemen ayrılması gerekir. Çünkü kafir bir erkeğin Müslüman bir kadınla evlenmesi caiz değildir.

İbn Munzir der ki: Bu hususta, kendilerinden ilim bellediğim her bir ilim adamı icma etmiştir. Eğer kadın cinsel temastan sonra Müslüman olmuşsa, bunun hükmü, açıklaması geçtiği üzere putperest olan karı-koca’dan birisinin Müslüman olmasındaki hükme benzer. Kadının Müslümanlığı cinsel temas öncesinde olmuşsa, ona mehir düşmez; çünkü fesh ikisinden kaynaklanmıştır ve bununla ilgili izahlar da geçmişti.

(Nikah) Akdinden ve Teslim Aldıktan Sonra Kafirler Müslüman Olurlarsa yahut bizden hüküm almak için gelirlerse, bu yaptıklarına karşı çıkmayız, mehrin teslim alındığı da öyledir. Geçen geçmiştir ve bunun dışında helal-haram açısından bir şeye de artık kadın hak sahibi olamaz. Eğer taraflar arasında teslim alma söz konusu olmamışsa ve tesmiye de helal konularda olmuşsa, o takdirde aralarında yaptıkları tesmiye (mehrini) vermek vacip olur. Tesmiye eğer içki ve domuz gibi haram şeyler üzerinde olmuşsa, bu batıl olur ve bunun lehine hüküm de verilemez. Bunun yanında eğer cinsel ilişkiden sonra bu olmuşsa, mehr-i misil vermek gerekli olur, eğer cinsel ilişkiden önce ayrılık vaki olmuşsa, mehrin yarısı verilir.

Haram Mehrler’den Sadece Bir Kısmı Kazbedilmiş Olursa, kazbedildiği miktarı kadarı mehirden düşürülür ve mehr-i misilden kalan kısmı da pay etmek vacip olur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kari-kocanin-musluman-olmasi-yahut-ikisinden-birisinin-musluman-olmasi/,https://kutsalayet.de/kafirlerin-evlilik-akdi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız