Allah, İbrahim’in ruhunu almak istediğinde, ölüm meleğini ona yaşlı ve güçten düşmüş bir ihtiyar suretinde gönderdi.
Mûsâ b. Hârûn – ‘Amr b. Hammâd – Esbat – es-Suddî yoluyla daha önce zikrettiğim isnadla: İbrahim’in çok yiyeceği vardı; insanlara yemek verir, onları misafir ederdi. Bir gün insanlara yemek verirken sıcakta yürüyen bir ihtiyar gördü. Onu getirip yedirmek için bir eşek gönderdi. İhtiyar lokmayı alıp ağzına götürmek istediğinde bazen gözüne, bazen kulağına götürüyor, sonra ağzına koyuyordu. Karnına girince de arka tarafından çıkıyordu. İbrahim Rabbinden, kendisi istemedikçe canını almamasını dilemişti. Bu ihtiyarın hâlini görünce ona, “Ey ihtiyar, bu yaptığın nedir?” diye sordu. O da, “Ey İbrahim, bu yaşlılıktandır” dedi. İbrahim, “Kaç yaşındasın?” diye sordu. İhtiyar ondan iki yaş büyüktü. İbrahim, “Benimle senin aranda sadece iki yıl var. O yaşa geldiğimde ben de böyle mi olacağım?” dedi. O, “Evet” dedi. Bunun üzerine İbrahim, “Rabbim! Beni bundan önce yanına al” dedi. İhtiyar kalktı ve onun ruhunu aldı; çünkü o ölüm meleğiydi.
İbrahim öldüğünde iki yüz yaşında olduğu, bazılarına göre ise yüz yetmiş beş yaşında olduğu söylenir. Hebron’daki tarlada, Sâre’nin kabrine defnedildi.
Allah’ın İbrahim’e indirdiği sahifelerin on adet olduğu rivayet edilir. Bunu Ahmed b. Abdurrahman b. Vehb – amcası Abdullah b. Vehb – el-Medî b. Muhammed – Ebû Süleyman – el-Kâsım b. Muhammed – Ebû İdris el-Havlânî – Ebû Zerr el-Gıfârî yoluyla işittim. Ebû Zerr dedi ki: “Ey Allah’ın Resûlü! Allah kaç kitap indirdi?” diye sordum. O, “Yüz dört kitap indirdi. Âdem’e on sahife, Şît’e elli sahife, İdris’e otuz sahife, İbrahim’e on sahife indirdi. Ayrıca Tevrat, İncil, Zebur ve Furkan’ı indirdi” dedi.
Ben, “Ey Allah’ın Resûlü! İbrahim’in sahifeleri nasıldı?” dedim. O şöyle cevap verdi: “Onların hepsi hikmetli sözlerdi. Mesela: ‘Ey hâkimiyeti elinde bulunduran, belaya uğramış ve aldanmış kral! Seni dünyayı bir araya toplaman için göndermedim; aksine mazlumun feryadını benden uzak tutman için gönderdim. Çünkü ben o feryadı, kâfirden bile olsa geri çevirmem.’ Yine şu öğütler vardı: ‘Aklını kaybetmeyen akıllı kişi, vakitlerini düzenlemelidir: Rabbine yöneldiği bir vakit, Allah’ın eserlerini düşündüğü bir vakit, nefsini ve yaptıklarını muhasebe ettiği bir vakit ve helal yiyecek içecekle baş başa kaldığı bir vakit. Üç şeyden ayrılmamalıdır: ahiret için hazırlık yapmak, geçimini sağlamak ve haram olmayan şeylerden faydalanmak. Akıllı kişi zamanına dikkat etmeli, işlerine özen göstermeli ve dilini korumalıdır. Sözünü amelinden sayan kimsenin sözleri, kendisini ilgilendiren şeyler dışında az olur.’”
İbrahim’in iki kardeşi olduğu da rivayet edilir. Bunlardan biri Hârân’dır; Lût’un babasıdır ve Harran şehrini onun kurduğu ve adının ondan geldiği söylenir. Diğeri ise Nahor’dur; Betuel’in babasıdır. Betuel de Laban ile Rebeka’nın babasıdır. Rebeka, İshak b. İbrahim’in eşi ve Yakub’un annesidir. Lea ve Rahel ise Yakub’un eşleri olup her ikisi de Laban’ın kızlarıdır.