"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İbrahim 44

İnsanları, azabın kendilerine geleceği gün konusunda uyar. O gün zulmedenler: Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar ertele; senin çağrına uyalım ve peygamberlere tâbi olalım, derler. Onlara: Daha önce sizin için hiçbir geçiş ve yok oluş olmadığına yemin edenler siz değil miydiniz, denilir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve enziri (ve uyar) en-nâse (insanları) yevme (gün) ye’tîhim (onlara gelir) el-‘azâbu (azap), fe-yekûlu (bunun üzerine der) ellezîne (o kimseler ki) zalemû (zulmettiler): Rabbenâ (Rabbimiz) ahhirnâ (bize mühlet ver) ilâ (kadar) ecelin (bir süreye) karîbin (yakın), nucib (cevap verelim) da‘veteke (senin çağrına) ve nettebi‘i (ve uyalım) er-rusule (peygamberlere). E-ve-lem (değil miydi) tekûnû (siz) aksemtum (yemin ettiniz) min (den) kablu (önce) mâ (yoktur) lekum (sizin için) min (herhangi bir) zevâlin (yok oluş/göçüş)?

Mukatil Tefsiri
Ey Muhammed, insanları, yani Mekke kâfirlerini ahirette azabın kendilerine geleceği gün konusunda uyar. Zulmedenler, yani Mekke müşrikleri o gün dünyaya geri döndürülmeyi isteyerek: Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar ertele, derler; çünkü dünyadan çıkışları onlara yakın gelmiştir. Senin tevhide çağrına uyalım ve peygamberlere, yani peygamber Muhammed’e tâbi olalım, derler. Bunun üzerine kendilerine: Daha önce ölümden sonra dirilişe ve dünyadan başka bir hâle geçişinizin olmayacağına yemin edenler siz değil miydiniz, denilir. Yüce Allah’ın Nahl sûresindeki Allah, ölen kimseyi diriltmeyecek diye bütün güçleriyle Allah’a yemin ettiler sözü de bunu anlatmaktadır (Nahl 38).

Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed, İslam’a çağırmak üzere kendilerine gönderildiğin insanları, kıyamet günü Allah’ın azabının başlarına geleceği hususunda uyar. O zaman zulmedenler, yani Rablerini inkâr ederek kendi nefislerine zulmedenler şöyle derler: Rabbimiz, azabını bizden biraz daha geciktir ve bize yakın bir süre daha mühlet ver; böylece senin hak olan çağrına uyalım, sana iman edelim, sana hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve peygamberlerini tasdik edip bizi davet ettikleri sana itaat ve senin emrine uyma yolunda onların peşinden gidelim. Tevil ehli de bu konuda bizim söylediğimize benzer açıklamalarda bulunmuştur. Bunu söyleyenlerden nakledilen rivayetler şöyledir: Kasım bize rivayet etti, Hüseyin bize rivayet etti, Haccâc bana İbn Cüreyc’den, o da Mücâhid’den İnsanları, azabın kendilerine geleceği gün konusunda uyar sözü hakkında rivayet etti; Mücâhid: Bu, kıyamet günüdür, dedi. Zulmedenler: Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar ertele sözü hakkında ise: Dünyada içinde amel edebilecekleri bir süre isterler, dedi. Bişr bize rivayet etti, Yezîd bize rivayet etti, Saîd bize Katâde’den İnsanları, azabın kendilerine geleceği gün konusunda uyar sözü hakkında rivayet etti; Katâde: Onları azap kendilerine gelmeden önce dünyada uyar, dedi.

Zulmedenler derler sözü, Azap kendilerine gelir ifadesine atfedilerek merfu okunmuştur; bu, İnsanları uyar emrinin cevabı değildir. Eğer İnsanları uyar emrinin cevabı olsaydı hem merfu hem mansup okunması mümkün olurdu. Mansup kullanımın Arap dilindeki örneği, bir şairin şu anlamdaki sözüdür: Ey deve, geniş ve hızlı bir yürüyüşle Süleyman’a doğru ilerle de rahat edelim. Merfu kullanım ise yeni bir cümle başlatılması esasına dayanır. Alâ b. Seyâbe’nin emir cümlesine “fe” ile bağlanan cevapta nasbı kabul etmediği de nakledilmiştir. Ferrâ, Alâ’nın Muâz ve arkadaşlarına ders veren kimse olduğunu söylemiştir.

Daha önce sizin için hiçbir geçiş olmadığına yemin edenler siz değil miydiniz sözüne gelince, bu, dünyada ölümden sonra dirilişi inkâr eden Kureyş müşriklerinin cehenneme girdikten sonra Yüce Allah tarafından azarlanmasıdır. Onlar azabın kaldırılmasını ve dönüp tövbe edebilmek için kendilerine mühlet verilmesini istediklerinde Allah onlara şöyle buyurur: Siz dünyada daha önce, dünyadan ahirete hiçbir geçişinizin olmayacağına, yalnızca öleceğinize ve bir daha diriltilmeyeceğinize yemin edenler değil miydiniz?

Kasım bize rivayet etti, Hüseyin bize rivayet etti, Haccâc bana İbn Cüreyc’den, o da Mücâhid’den Daha önce yemin edenler siz değil miydiniz sözü hakkında rivayet etti; Mücâhid bunun Yeminlerinin bütün gücüyle Allah’a yemin ederek Allah’ın ölen kimseyi diriltmeyeceğini söylediler ayetinin benzeri olduğunu söyledi (Nahl 38). Sizin için hiçbir geçiş yoktur sözü hakkında ise: Dünyadan ahirete geçiş, dedi.

Muhammed b. Amr bana rivayet etti, Ebû Âsım bize rivayet etti, Îsâ bize rivayet etti; Hâris bana rivayet etti, Hasan bize rivayet etti, Verkâ bize rivayet etti; Hasan b. Muhammed bize rivayet etti, Şebâbe bize rivayet etti, Verkâ bize rivayet etti; Müsenna bana rivayet etti, Ebû Huzeyfe bize rivayet etti, Seleme bize rivayet etti; Müsenna bana rivayet etti, İshak bize haber verdi, Abdullah bize rivayet etti, Verkâ bize rivayet etti; bunların tamamı İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücâhid’den Sizin için hiçbir geçiş yoktur sözü hakkında rivayet ettiler; Mücâhid bunun Kureyş’e hitaben Siz ölmeyeceksiniz anlamında olduğunu söyledi.

Kasım bana rivayet etti, Süveyd bize rivayet etti, İbnü’l-Mübârek bize Hakem’den, o Amr b. Ebî Leylâ’dan, o da Âmiroğullarından bir kimseden rivayet etti; o şöyle dedi: Muhammed b. Ka‘b el-Kurazî’yi şöyle derken işittim: Bana ulaştığına veya bana anlatıldığına göre cehennem halkı Rabbimiz, bizi yakın bir süreye kadar ertele; senin çağrına uyalım ve peygamberlere tâbi olalım diye seslenirler. Bunun üzerine kendilerine Daha önce sizin için hiçbir geçiş olmadığına yemin edenler siz değil miydiniz? Siz kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturmuştunuz sözünden Tuzakları dağları yerlerinden oynatacak kadar büyüktü ifadesine kadar cevap verilir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/ibrahim-43/,https://kutsalayet.de/ibrahim-45/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız