Allah’ın nimetini inkârla değiştirenleri ve kavimlerini helak yurduna yerleştirenleri görmedin mi?
Diyanet Vakfı
Allahın nimetine nankörlükle karşılık veren ve sonunda kavimlerini helak yurduna sürükleyenleri görmedin mi?
Kurtubi Tefsiri
Görmez misin Allah’ta nimetini küfür ile değiştiren ve kendi kavimlerini de helâk yurduna sokanları?
“Görmez misin Allah’ın nimetini küfür ile değiştiren… leri?” Yani Allah Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)i aralarından bir kişi olarak içlerinde peygamber gönderdiğinde onlar onu inkâr etmek suretiyle üzerlerindeki Allah’ın nimetine şükredecek yerde küfre saptılar ve inkâr ettiler.
İbn Abbâs, Ali ve diğerlerinden nakledildiğine göre maksat Kureyş müşrikleridir ve âyet-i kerîme onlar hakkında inmiştir. Bir diğer görüşe göre, bu âyet-i kerîme Bedir günü Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile Savaşan müşrikler hakkında inmiştir. Ebû’t-Tufeyl der ki: Ben Ali (radıyallahü anh)ı şöyle derken dinledim: Burada sözü edilenler Bedir günü öldürülen Kureyşlilerdir.
Bir diğer görüşe göre bu âyet-i kerîme Kureyş arasından en çok facir olan Mahzumoğulları ile Umeyyeoğulları hakkında inmiştir. Umeyyeoğulları bir süreye kadar faydalandırıldılar. Mahzumoğulları ise Bedir günü helâk edildiler. Bu görüş de Ali b. Ebî Tâlib ile Ömer b. el-Hattâb Allah ikisinden de razı olsuna aittir.
Dördüncü bir görüşe göre de burada sözü edilenler Araplar arasından hristiyanlığa giren Cebele b. el-Eyhem ve arkadaşlarıdır. Cebele birisine tokat vurduğunda, Hazret-i Ömer misliyle kısas uygulanmasını emretmişti. Cebele bunu kabul etmeyerek, büyüklük tasladı, hristiyanlığa girerek irtidad etti. Kavminden bir grup ile birlikte Bizanslılara katıldı. Bu açıklama İbn Abbâs ve Kaâde’den nakledilmiştir, Cebele nihayet Bizans topraklarına vardığında pişmanlıkla şu beyitleri söyledi:
“Bir tokat (yemenin) utancıyla eşraf hristiyanlığa girdi,
Fakat eğer sabretmiş olsaydım, bunun olmazdı bir zararı.
Bundan dolayı bir kibir ve bir gurur istilâ etti beni,
Ve yine bu sebepten sağlıklı gözü, değiştim, kör bir göze
Keşke o beldede süt veren develeri otlatsaydım,
Ve Ömer’in söylediği o söze karşı çıkmasaydım.”
el-Hasen ise bu âyet-i kerîme’nin bütün müşrikler hakkında umumi olduğunu söylemiştir.
“Ve kendi kavimlerini helâk yurduna sokanları.” Yani cehenneme vardırıp konaklatanları. Bunu da İbn Abbâs söylemiştir. Burada sözü edilenler ise Bedir günü müşriklerin kumandanlarıdır. “Kavimlerini” âyeti ile kasıt, kendilerine tabi olanlardır.
“Helâk yurdu” denildiğine göre cehennemdir ki; bu açıklamayı İbn Zeyd yapmıştır.
Bunun Bedir günü olduğu da söylenmiştir ki bu da Ali b. Ebî Tâlib ile Mücahid’in görüşüdür.
(Âyet-i kerimede geçen): “el-Bevâr” helâk oluş demektir. Şairin şu beyitinde de aynı kelime kullanılmıştır.
“Savaşın başladığı sabah vaktinde helâk olmaktan korkulduğunda ben
Onlar gibi Savaş kahramanı kimseler görmedim.”