"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İbrahim 24

Allah, güzel sözü sağlam köklü, dalları göğe yükselen güzel bir ağaç gibi örnek verdiğini görmedin mi?

Diyanet Vakfı
Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca (benzetti).

Kurtubi Tefsiri
Allah’ın hoş bir sözü nasıl misallendirdiğini görmez misin? Kökü sabit ve dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir.

Bu âyete dair açıklamalarımızı iki başlık halinde sunacağız:

1- Mü’minin Ameli:

Yüce Allah, kâfirlerin amellerinin misalini söz konusu ederek, amellerinin şiddetli fırtınalı bir günde, şiddetlice esen bir rüzgarın sallallahü aleyhi ve sellemurduğu küle benzediğini belirttikten sonra;

“Allah’ın hoş bir sözü nasıl misallendirdiğini görmez misin?” âyeti ile mü’minlerin sözlerinin ve diğer amellerinin misalini de zikretmektedir. Daha sonra bu misali açıklayarak şöyle buyurmaktadır:

“Hoş bir sözü” yani mahsulü hoş bir sözü… demek olup ifadenin buna delâleti dolayısıyla bu kelime hazfedilmiştir, İbn Abbâs da der ki: Hoş sözden kasıt, lâ ilahe İllallah’tır. Güzel bir ağaçtan kasıt ise mü’mindir.

Mücahid ve İbn Cüreyc derler ki: Hoş sözden kasıt îman ‘dır. Atiyye el-Avfî ile er-Rabî’ b. Enes ise, bu mü’minin kendisidir demişlerdir. Yine Mücahid ve İkrime bundan kasıt hurma ağacıdır, demişlerdir. Buna göre anlamın şöyle olması mümkündür: Mü’minin kalbinde bulunan -îman -, kelimenin kökü, bitişi ve verimi itibariyle hurma ağacına benzetilmiştir. Onun amelinin göğe doğru yükselmesi de hurma ağacının dallarının yükselişine, Allah’ın mü’minin ameline vereceği mükâfat ise mahsulüne benzetilmiş olur.

Enes yoluyla gelen hadiste Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)e şöyle buyurduğu rivâyet edilmektedir: “Îmanın misali kökü sağlam bir ağaca benzer. Îman bu ağacın kökleridir, namaz onun gövdesidir. Zekat gövdeden ayrılan kollarıdır, oruç onun dallarıdır. Allah uğrunda sıkıntılara katlanmak onun filizleridir, güzel ahlâk onun yapraklarıdır. Allah’ın haramlarından uzak durmaksa onun meyvesidir.” Süyûtî, ed-Durru’l-Mensur, V, 21.

Anlamın şu şekilde olması da mümkündür: Ağacın kökü yeryüzünde sapasağlamdır. Yani onun kökleri yerden su içer ve sema da onun üstünden ona su verir. O bakımdan bu ağaç temiz ve güzel bir şekilde gelişip durur. Tirmizî de Enes b. Malik’in şu hadisini rivâyet eder: Enes (radıyallahü anh) dedi ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)a hurma dallarından yapılmış bir tabak içerisinde taze hurma getirildi. Hazret-i Peygamber şöyle buyurdu: “Hoş bir sözün misali kökü sabit ve dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir. O ağaç Rabbinin izniyle her zaman meyvelerini verir.” (Hazret-i Peygamber devamla) buyurdu ki: “İşte o hurma ağacıdır. Kötü bir kelime de toprağın üstünden, kökünden koparılmış istikrarsız, sebatı olmayan kötü bir ağaç gibidir” diye buyurduktan sonra da: “İşte bu ağaç da hanzal (Ebû Cehil karpuzu )dır.” Tirmizî, Tefsir 14. sûre 1. Enes’ten diye, Enes’in sözü rivâyet etmiş ve: O daha sahihtir, demiştir. Tirmizî, Tefsir 14. sûre 2’deki ifadeleri şu anlamdadır: “Enes b. Mâlik’ten buna yakın bir rivâyet gelmiş, ancak bunu Peygambere atfederek rivâyet etmemiştir. Bu, Hamrnâd b. Seleme yoluyla gelen (bir önceki rivâyet)den daha sahihtir.”

Dârakutnî de İbn Ömer’den gelen şu hadisi zikretmektedir: İbn Ömer dedi ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Allah’ın hoş bir sözü nasıl misallendirdiğini görmez misin? Kökü sabit…” âyetini okudu. Sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Bunun ne olduğunu biliyor musunuz?” diye sordu. Benim içime bunun hurma ağacı olduğu doğdu. Buhâri, İlm 4, 5, 50, Tefsir 14. sûre 1; Müslim, Sıfâtu’l-Münâfikîn 61, 63, 64; Tirmizî, Edeb 79; Müsned, II, 31, 61.

es-Süheylî der ki: Bu hususta Ali b. Ebî Tâlib’den, bu güzel ağacın Hindistan cevizi (ağacı) olduğuna dair geten rivâyet sahih değildir. Çünkü Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)den, İbn Ömer yoluyla gelen şu hadis sahih olarak gelmiştir: “Ağaçlar arasında öyle bir ağaç vardır ki; bunun yaprakları düşmez. Bu ağacın misali de mü’mine benzer. Bana bu ağacın ne olduğunu haber veriniz.” Sonra da: “Bu hurma ağacıdır” diye buyurdu. Aynı yerler

Bu hadisi Malik, İbnu’l Kasım ve diğerlerinin rivâyeti ile Muvatta’’da nakletmiştir. Ancak Yahya rivâyet ettiği Muvatta’’da bu hadisi zikretmemiştir. Yine bu hadisi sahih hadis sahipleri de rivâyet etmişlerdir. Bu hadiste ayrıca el-Haris b. Üsame’nin, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)den şöyle dediğine dair bir fazla ibaresi vardır ki, sırf bunu nakletmek için yolculuk yapmaya (rihle) değer: “İşte o ağaç hurma ağacıdır. Bunun yaprakları düşmez, mü’minin de aynı şekîlde yaptığı hiçbir dua düşmez.” Böylelikle hem hadisin manasını, hem de benzerlik yönünü açıklamış bulunmaktadır.

Derim ki: Yine el-Gaznevî ondan şöyle dediğini nakletmektedir: “Mü’minin misali hurma ağacına benzer. Onunla arkadaşlık yaparsan sana faydalı olur, onunla beraber oturursan sana faydalı olur. Onunla istişare edersen, sana faydalı olur. Tıpkı hurma ağacı gibidir, onun herbir şeyiyle faydalanılır.” Yine Hazret-i Peygamber: “Hala’nızdan yiyiniz” diye buyurmuştur.

Bununla hurma ağacını kastetmektedir, Çünkü hurma ağacı Âdem (aleyhisselâm)ın hilkatinden artan çamurdan yaratılmıştır. Aynı şekilde hurma baş tarafı ile kalıcıdır. Kalbi ile hayat vericidir, onun meyvesi de erkek ve dişi (organların) bir arada olmasıyla vücuda gelir.

Şöyle de denilmiştir: Hurma ağacı, ağaçlar arasında insana en çok benzeyen ağaç olduğundan dolayı insana benzetilmiştir. Şöyle ki: Herbir ağacın baş tarafı kesildi mi onun yan tarafından dalları çıkar. Hurma ağacının ise baş tarafı kesildi mi kurur ve temelli gider. Çünkü hurma ağacı da aşılanmak bakımından insanlara ve diğer canlılara benzemektedir. Hurma ağacı aşılanmadıkça ürün vermez. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)de şöyle buyurmuştur: “Malın en hayırlısı etrafı aşılı hurmalarla çevrilmiş bir yol (bahçe) ile doğurgan bir kısraktır.” Müsned, III, 468

İleride Hicr Sûresi’nde (15/22. âyetin tefsirinde) aşılama ile ilgili açıklamalar gelecektir. Diğer taraftan hurma ağacı Hazret-i Âdem’in çamurunun artığından yaratılmasıyla ilgili olarak şöyle denilmektedir: Yüce Allah, Hazret-i Âdem’i çamurdan sureti endi rdiğ inde bir parça çamur arttı. Onu da kendi eliyle şekillendirdi ve Adn cennetinde dikti. O bakımdan Peygamber (aleyhisselâm) de: “Halanıza ikramda bulununuz” diye buyurmuştur. Onlar: Ey Allah’ın Rasûlü! Halamız kimdir? demeleri üzerine, o: “Hurma ağacıdır” diye buyurdu. Yakın bir rivâyetin kaynağı az önce gösterildi.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ibrahim-23/,https://kutsalayet.de/ibrahim-25/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız