"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Havale Nedir ?

Havale, sünnet ve icma ile sabittir. Ebû Hüreyre’den nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Malı olan bir kişinin, borcunu ödemeyi geciktirmesi bir zulüm sayılır. Sizden biriniz, alacağı malı olan birine havale edildiğinde (havaleyi kabul ile ona) müracaat etsin.” Buhârî ve Müslim, bu hadis hakkında ittifak etmiştir. Bir lafız da şöyledir:
“Her kim, alacağı malı olan birine havale edilirse, havaleyi kabul etsin.”

İlim adamları genel olarak havalenin caiz oluşu noktasında icma etmişlerdir. Havale; zimmetten başka bir zimmete hakkın tahvil (intikal) etmesi ifadesinden türemiştir. Havalenin bir alışveriş olduğu da söylenmiştir.

Sahih görüşe göre havale, tek başına kendisine ulaştırılan, başkasına ise havalesi olmayan bir akittir. Çünkü havale bir alışveriş muamelesi olsaydı, bu durumda borcun borca karşılık alışverişi caiz olmazdı ve kabzedilmeden evvel (meclis ayrılığı) da caiz olmazdı. Zira bu, cinsi ile faizli malın satışı demek olurdu. Satış lafzı ile caiz olur ve tüm alışverişler gibi iki cins arasında da geçerli olurdu. Ancak bu, lafız olarak “tahvil” diye anlaşılır; “alışveriş” olarak anlaşılmaz.

Buna göre havaleye muhayyerlik dâhil olmaz ve yalnızca akde bağlayıcılık kazandırır. İşte İmam Ahmed’in görüşüne ve usûlüne en yakın olan ifade de budur.

Havale için; havale eden borçlunun (muhil), alacaklının (muhtal) ve ondan alacağını almayı kabul edenin (muhâlün aleyh) bulunması gerekmektedir. Havalenin sahih olması için —ihtilafsız olarak— borçlunun razı olması gerekli bir şarttır; çünkü bu onun hakkıdır, kaza etme şekli belli değildir. Ama alacaklının ve ondan alacağını almayı kabul edenin ise —ileride geleceği üzere— rızaları şart koşulmuş değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ortak-olan-duvar-yikilirsa/,https://kutsalayet.de/havalenin-sihhat-sartlari/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız