Havalenin sıhhat şartları dört tanedir:
Birinci şart: Her iki hakkın da misli misline olmasıdır. Çünkü bu hakka tahvil edilmiş ve ona nakledilmiştir; bu yüzden de sıfatı üzere nakledilir. Her iki hakkın misli olması için şu üç duruma itibar edilir:
Cins durumuna itibar edilir. Bu durumda altına karşılık altın, gümüşe karşılık gümüş olarak havale icra edilir. Şayet altına karşılık gümüş veya gümüşe karşılık altın havale etmiş olursa, bu sahih olmaz.
Sıfat durumuna bakılır. Şayet üzerinde havale icra edilen mal sağlam olur da onu kırık olanla yahut da bayağı olana karşılık kaliteli olanla havale ederse, bu sahih olmaz.
Peşin ve vade durumuna bakılır. Vadenin süresinde anlaşmaya itibar edilir. Buna göre biri peşin, diğeri vadeli olursa yahut taraflardan biri bir aya, diğeri iki aya vadeyi uzatacak olursa bu havale sahih olmaz.
Bu durumlar bir araya gelirse, havale geçerli olur. Taraflar da birbirinden razı olurlar. Şöyle ki; alacaklıdan alacağını kabul eden (muhâlün aleyh) kendisine ait olan bu hakkı noktasında hayırlı olanı verir, sıfat olmaksızın alacaklı da razı olur yahut üzerinde vadesi bulunan borç peşin ödenmesiyle razı olunur ya da peşin ödemesi gereken şahıs onu beklemeyi kabul ederse, bu caizdir. Çünkü bu borç konusunda caiz olduğuna göre, havale konusunda daha öncelikli caizdir.
İkinci şart: Havalenin geçerli bir borç hakkında olmasıdır. Zira geçerli olmayan bir borç hakkında havaleye itibar edilmez. Selem konusunda ise ne ona ne de ondan dolayı havale sahih olmaz. Çünkü selem borcu geçerli değildir; hakkında selem akdinin feshedilmesini gerektiren eksiklik (ariza) vardır. Bu nedenle havale de geçerli olmaz.
Şüphesiz havale ancak ivazın (karşılığın) alınması caiz olan şeylerde sahih olur. Selemde ise karşılığın alınması söz konusu değildir. Bu nedenle mükâteb (yazışmalı) kölenin yazışma malı ile havale edilmesi sahih değildir. Çünkü o bu bağlamda geçerli (karara bağlanmış) değildir ve bunu eda etmekten aciz kaldığı zaman düşürülmesi söz konusudur.
Mükâteb borcu olmayan bir borç ile havale sahih olur. Çünkü borçlar konusunda onun hükmü hür kimselerin hükmü gibidir. Yazışmalı köle şayet kadın olan efendiye taksitli ödemeyi havale yoluyla icra ederse, bu geçerlidir. Yazışmalı kölenin zimmeti havale sebebiyle beri olur ve ödünç alma konumunda değerlendirilir.
Kadın, kocasına mehrini zifaftan önce havale ederse, bu geçerli olmaz. Çünkü bu halde henüz geçerlilik konumunda değildir. Ama koca, eşine mehrini havale ederse bu geçerlidir. Çünkü erkeğin eşine bu mehri teslim etmesi gerekmektedir; havale etmesi de teslim yerine geçer. Kadın, eğer zifaftan sonra mehri havale ederse, geçerli olur; çünkü artık mehr geçerlilik kazanmış olur.
Üçüncü şart: Havalenin malum bir mal üzerine olmasıdır. Zira alışveriş şeklinde olursa, bu durumda meçhullük sebebiyle geçerli olmaz. Hakka havale olması hâlinde bunda itibar edilecek şey, teslim edilmesidir. Meçhullük ise buna engel teşkil eder.
Ürünlerden, hububattan ve yağlardan telef olmuş olanlar zimmette misli olarak kabul edilir, bunların hepsinde bu geçerli olur. Hakkında selem geçerli olmayan şeylerde havale de geçerli değildir; çünkü zimmette sabit olmaz. Zaten havalenin şartlarından biri de iki borcun eşitlenmesidir.
Dördüncü şart: Havaleyi, alacaklıdan alacağını almayı kabul eden kişi (muhâlün aleyh) rızasıyla kabullenmelidir. Çünkü bu noktada hakkı vardır ve borç açısından onu eda etmesi zorunlu değildir. Bu konuda ihtilaf da yoktur.