Muhabat: Malını bir bedel karşılığında verip alacağı bedelin bir kısmını geçmesi ve bağışlamasıdır. Bunun bazı kısımları bulunmaktadır:
Alım ve atımda muhabat: Kuşkusuz bu, cumhûr’un kavline göre akdin sıhhatine engel teşkil etmez. Çünkü Yüce Allah’ın: “Allah, alışverişi helal kıldı…” (Bakara Suresi 275) buyruğunun genel manası bunu ifade etmektedir. Bir de bu, yerinde ehli tarafından sadır olmuş bir tasarruftur; dolayısıyla bu -hastadan başkasına olduğu gibi- sahih ve geçerlidir. Zahir ehli ise bu durumda akit batıldır, demişlerdir. Ama zikredilen açıklamalarla buna cevap verilmiştir. Ona üçte birden fazlasıyla muhabat (bağışlama) da bulunma hakkı yoktur. Şayet verese ona icazet verecek olurlarsa alışveriş uygulamaya girer, bunun yanında icazet vermezlerse, o takdirde müşteri muhayyer kalır.
Evlendirme konusunda muhabat: Adam bir kadınla -hastalığında iken- mehrini beş (altın) misline karşılık olmak üzere evlenir, ona da on (altın) mehir verir ve bundan başkasına malik olamadan ölürse, bu takdirde veresesi muhabatı geçeriz olur, ancak diğer vereseler buna izin verecek olurlarsa bu, müstesnadır. Ama farklı bir dine sahip olması gibi bir nedenden dolayı kadına verese çıkmazsa yahut başka bir şey baş gösterirse, kadına mehri verilir ve ona muhabat olarak ayrılan malın üçte biri verilir.
Hastalığında iken, mehrinden daha fazlasını verme noktasında karısıyla hul’ yapması: Bu durumda İmam Ahmed’in mezhebine göre; o kadının veresesi, kadına düşen erkeğin mirasından daha fazlasını ondan almamaları gerekir. O zaman erkeğe karşılığı daha az olur yahut kadına düşen erkeğin mirası daha az olmuş olur. Bunu, Ebu Hanife de söylemiştir. O der ki: Nitekim kadınla cinsel temas kurduktan sonra hul’ yapacak olursa ve kadın da iddeti bitmeden önce ölecek olursa, o zaman kendisine daha fazla miras payı gelsin diye kadın töhmet altında sayılmış olur. İmam Malik’e göre; üçte birlik mehirden fazlasını aşacak olursa, bu fazlalık reddolunur. Yine İmam Malik’ten nakledildiğine göre, hasta kadının hul’ yapması geçersizdir. İmam Şafii ise şöyle demiştir: Mehr-i misil üzere fazlalık muhabat olur, üçte bire itibar edilir. Ebu Hanife şöyle demiştir: Kadınla cinsel temas kurduktan sonra hul’ yapacak olur yahut kadın iddeti bitmeden ewel ölecek olursa, söz konusu karşılık üçte birden verilir.