"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hastalık halinde atiyye vermenin hükmü

Ölüme sebebiyet vermesinden endişe edilen hastalık halinde atiyye vermenin hükmü, şu beş hususta vasiyetin hükmüyle aynıdır:

Uygulanması malın üçte birlik bölümünden çıkarılıp verilmesiyle veya veresenin izin vermesi durumunda tevakkuf eder.
Bunun varis için geçerli olması ancak vereseden kalanların izin vermesi şartıyla mümkündür.
Bundaki fazlalık, sağlıklı olduğu zamanki sadaka fazlalığından (ve faziletinden) eksik bir hükümde değerlendirilir.
Onunla bu vasiyet, üçte birlik miktarda mücadele halinde bulunurlar.
Bundan üçte bir miktarda malın çıkarıp verilmesi ölüm halindeyken muteberdir, öncesinde yahut sonrasında böyle değildir.
Şu altı hususta da vasiyetten ayrılmaktadır:

Veren kimse hakkında bu bir zorunluluktur, ne kadar çok da olsa bundan rücu edemez.
Bu atiyyenin hemen kabul edilmesi, onu verenin hayatta olmasıyla mümkündür. Aynı şekilde onu reddetmesi de böyledir. Vasiyetler ise sadece onu bırakanın ölümünden sonra kabul yahut reddedilebilir.
Atiyye, sahibinin hayatta iken bilgi sahibi olması gibi birtakım şartlara bağlıdır ve bu şartlara ihtiyaç duyar. Bunun yanında -köle azadı dışında- bir şart yahut aldatmaya bağlı geçersiz bir durumun baş göstermemesi gerekir. Ama vasiyet bunun tersinedir.
Atiyye, vasiyetin önüne geçebilir. Bu, İmam Şafii ile cumhur ulemanın kavlini oluşturmaktadır. Nitekim köle azadı dışında bunu Ebu Hanife, Ebu Yusuf ve Züfer de ifade etmişlerdir. Çünkü onlardan aktarıldığı üzere köle azadı vasiyetin önüne geçmektedir. Zira köleyi azad etmek, Yüce Allah’ın hakkın taalluk eder, vakfetmeyi ifade eder ve başkasının mülkünde uygulamaya koymayı ortaya koyar; dolayısıyla takdim edilmesi gereklilik arz etmektedir.
el-Muvaffak der ki: Bize göre atiyye, hasta hakkında da zorunluluktur; dolayısıyla -sağlıklı iken atiyye vermek gibi- bu da vasiyetin önüne geçer.
Atiyyeler, toplamının üçte birlik bölümünden verilemeyecek olursa, bu durumda teker teker verilmeye başlanır.
Hibe verecek şahıs, söz konusu olan hibeyi ele geçirmeden evvel vermeden ölecek olursa, o takdirde muhayyerlik vereseye kalır. Dilerse onu kendileri teslim alırlar, dilerse onu men ederler. Vasiyet ise onların rızası olmadan da ölüm sonrasında kabul ile bağlayıcı olur.
Hasta hakkında iki tane şart aranır:

Hastalığın ölüm ile sonuçlanması. Şayet bağış yaptığı sıradaki hastalığından iyileşir sağlığına kavuşup bundan sonra ölürse, onun yaptığı bu bağışın hükmü, sağlıklı bir kişinin bağışının hükmü gibidir.
Hastalığının korkutucu olması.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/olum-hastaliginda-atiyye-vermek/,https://kutsalayet.de/hastaliklar-dort-kisimdir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız