Müsahara’nın haram oluşu, haram olan cima (cinsel ilişki) sebebiyle sabit olur. Bu durumda adam bir kadınla zina ederse, kadının, adamın babası ve oğlu ile (yapacağı evlilik) haram olur. Bunun yanında kadının annesi ve kızı da erkeğe haram olur. Sanki kadını şüpheyle yahut onu helal sanarak cima etmesine benzer.
Eğer karısının annesi yahut onun kızı cima ederse, karısı kendisine haram olur. Bunu, bir topluluğun rivayeti üzere İmam Ahmed ifade etmiştir. Bunu, Sevri, İshak ve rey ashabı da söylemiştir. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurur: “Geçmişte olanlar bir yana, babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin.” (Nisa Suresi 22. ayet) Cima, “evlilik” olarak isimlendirildiğinden, söz konusu ayetin genel kapsamına dahil olmaktadır. Bu ayette bir de “cima” anlamına delalet eden ve o manaya çeviren bir karine yer almaktadır ki, o da Yüce Allah’ın şu buyruğudur: “Çünkü bu, bir hayasızlıktır, iğrenç bir şeydir ve kötü bir yoldur.” (Nisa Suresi 22. ayet) Buradaki ağır ve sert ifadeler ise ancak cima hakkında olur.
İmam Malik, İmam Şafii ve Ebu Sevr ise: Haram olan cima ile (zikredilen bu evlilikler) haram olmaz, demişlerdir. Zira İbn Ömer’den merfu olarak: “Haram, helali haram kılmaz.” buyruğu rivayet edilmiştir. Çünkü ilişki sebebiyle, cima yapmış olan kadın söz konusu yatağın sahibi sayılmayacağından, sanki küçük çocuğun cima yapması gibi değerlendirilir.
el-Muvaffak şöyle demiştir: Onların ileri sürdükleri bu hadisin sıhhatini (sahih olup olmadığını) bilmiyoruz. Bu sözün sahibi, Irak hakimlerinden olan İbn Eşva’nın sözüdür. Nitekim İmam Ahmed de bunun böyle olduğunu söylemiştir. Kimisi de bu sözün İbn Abbas’a ait olduğunu söyler. Küçük çocuğun cima yapması da yasaktır; sonra bu, şüpheli yapılan cima konusuna da benzemektedir.