Mübah Olan Cima: Bu, sahih olan bir nikahla yahut eli altındaki cariyesiyle yaptığı cima’dır. Bu durumda icma’ya göre, müsahara (evlenme yoluyla meydana gelen akrabalık) sebebiyle haramlık söz konusu olur ve kendisine haram olanların hükmünde olduğu gibi, kendisi de haramlığa dönüşür. Çünkü kadın, bu haliyle -nesepte olduğu gibi- ebedi olarak müsahara’ya mübah bir sebeple haram olur.
Şüpheyle Olan Cima: İcma’ya göre bununla da -mübah olan cima gibi- haramlık söz konusu olur. Kadının kendisine haram olduğu kimselerde olduğu gibi erkek, bu cimayla haramlığa dönüşmez. Erkeğin o kadına bakması ise mübah olmaz; çünkü o cima, mübah değildi ve cima yapmış olan o kadına yönelttiği bakışları da mübah saymış değildi. Bunun yanında başkasına bakması, ona bakmasından elbetteki daha sakıncalıdır.
Kesinlikle Haram Olan Cima, ki bu da zinadır: Zikredilenlerin tersine bunda haramlık sabit olur. Bununla mahremlik (yanına çıkma vb.) sabit olmadığı gibi, kadına bakmak da mübah olmaz. Haddi zatında bunda şüpheli cima da söz konusu olmadığından dolayı, haramlığı kesin olan bu cimayla kişinin müsahara’ya haram olması daha öncelikli sayılır.
Zina’dan olan kızının nikahı erkeğe haramdır, aynı şekilde zina’dan olan kız kardeşinin, oğlunun kızının, kızının kızının, erkek kardeşinin ve kız kardeşinin kızının nikahı da öyledir. Bu, fakihlerin genelinin görüşünü oluşturmaktadır. Zira Yüce Allah şöyle buyurur: “Analarınız, kızlarınız … size haram kılındı.” (Nisa Suresi: 23) Bu da onun kızıdır ve kendisi dişidir, babasının suyundan yaratılmış bir canlıdır. Helal ve haramlık açısından bir değişkenlik oluşturmayan gerçek manada bir ifadeye haizdir. Kimi hükümlerde ise bir farklılığı olur; ancak bu onu “kız” hükmünden çıkartmaz, mesela onun köle olması yahut farklı bir dine sahip olması buna örnek verilebilir.
İmam Malik ve mezhebinin meşhur görüşüne göre İmam Şafii ise tüm hepsinde bunun caiz olduğunu söylemişlerdir. Çünkü o, erkeğe karşı bir yabancıdır; dolayısıyla da şer’an ona nispet edilemez, ikisi arasında miras konusu da cari değildir. Kıza malik olması durumunda onu azad edemez ve kadına nafaka gerekli de olmaz. Bu sebeple o kız, -diğer yabancılarda olduğu gibi- erkeğe haram değildir. (Ancak) buna, geçen açıklamalarla cevap verilmiştir.
Meyte ile Cima Etmekle İki Durumun Meydana Gelmesi Muhtemel Olur:
Süt Emme Gibi, Onda Mahremlik Meydana Gelir.
Mahremlik Meydana Gelmez. Bu, Ebu Hanife ve İmam Şafii’nin kavlidir. Çünkü bu, parça parça olmasına sebebiyet vermez. Ama süt emmeye gelince, buradan hareketle etin nebat bulması ve kemiklerin yayılması meydana gelmiş olduğundan, haram olur ve bu da meyte’nin sütünden hasıl olur.
Küçük Kızın Cima Etmesinde de Yine İki Durumun Meydana Gelmesi Muhtemeldir:
Bu Durumda Mahremlik Meydana Gelir. Bu, Ebu Yusuf’un görüşüdür. Zira bu, insanoğlunun -canlı olduğu halde- ön tarafından icra ettiği bir cimadır, bu yönüyle de büyük kadının cima etmesine benzemektedir.
Mahremlik Meydana Gelmez. Bu ise Ebu Hanife’nin görüşüdür. Çünkü parça parça olmasına sebebiyet vermeyeceğinden, bu yönüyle meyte ile cima etmeye benzemektedir.