"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kitabi Kadınlarla Evlenmek

Allah’a hamdolsun, ilim ehli arasında ehli kitabın hür bayanlarıyla evlenmenin helal oluşu hakkında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da… size helaldir.” (Maide Suresi 5) Bu noktada sahabenin de icması vardır. Evla olan ise kitabi bir bayanla evlenmemektir. Çünkü kocanın kalbi, belki karısına meyletmesi neticesinde fitneye kapılabilir veya ikisinden bir çocuk dünyaya gelir, neticede çocuğu da annesine meyledebilir.

Haklarındaki hükmü bu olan kitabiler, Tevrat ve İncil ehli olanlardır. Tevrat ehlinden kasıt, Yahudiler ve Samiriye; İncil ehlinden kasıt da Hıristiyanlar ve onların asli dinlerine uymuş olan Frenkler, Ermeniler ve diğerleridir.

Sabiilere gelirsek, onlar hakkında Selef (alimleri) birçok farklı görüşler ileri sürmüştür. İmam Ahmed’den nakledildiğine göre onlar da Hıristiyanların bir cinsini oluşturmaktadırlar. İmam Şafii de bunu ifade etmiştir. Onlar hakkındaki görüşü, başka bir konuda talik etmiştir. İmam Ahmed’den aktarıldığına göre kendisi; Sabiilerin ibadet merasimlerinde nida için (boru şeklinde) boynuz kullandıkları bilgisi bana ulaşmıştır, buna göre onlar Yahudilere benzemektedirler, demiştir. Ancak doğrusu şudur: Eğer Sabiiler, Yahudi ve Hıristiyanların detay konularında farklılık arz etseler dahi onların asli dinlerine uymakta iseler, bu durumda onlarla aynı hükümde ele alınırlar. Ama asli dinlerinde kendilerine muhalif iseler, o zaman onlardan sayılmazlar. Allah, en iyisini bilir.

Bunların dışında olan mesela, Hz. İbrahim ve Hz. Şit’in sahifelerine ve Hz. Davud’un Zebur’una bağlı olduklarını iddia edenler gibi diğer kafirlere gelince, onlar ise kitap ehli sayılmazlar, kadınlarıyla evlenmek ve kestiklerini yemek helal değildir. Bu, İmam Şafii’nin kavlidir.

Mecusilerin ise kitabı yoktur, kestiklerini yemek ve kadınlarıyla evlenmek helal olmaz. Bu, Ebu Sevr dışında alimlerin genelinin görüşünü oluşturmaktadır. Bu konudaki gerekçe; Yüce Allah’ın: “Müşrik bayanlarla evlenmeyin.” (Bakara Suresi 221) ve “Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın.” (Mümtehine Suresi 10) buyruklarıdır. Bu kapsamdan “ehli kitap” tahsis edilirken, diğerleri ise bu kapsamın geneli üzerinde kalmış oluyorlar. Nitekim Mecusilerin bir kitaba sahip oldukları sabit değildir. Onların bir kitaba sahip olup olmadıkları noktasında bir şüphenin varlığı sebebiyle, kanlarının/canlarının haramlığı noktasında tağlib (ehli kitap kapsamına sokma) söz konusu olacağından, bu durumdaki haramlık hükmünün “kadınlarıyla nikahlanmak ve kestiklerini yemek” üzerinde vermek de icap eder.

Onların cizye vermeyi kabul etmelerine gelince, onların kanlarının haram oluşunu tağlib hükmüyle verdiğimizden, o vakit onların kadınlarıyla nikahlanmak ve kestiklerini yemek üzere haramlık hükmünü tağlib olarak vermek de vacip olur.

Putperestler gibi, Kitap Ehli Olmayan Diğer Kâfirlere Gelirsek:

İlim ehli arasında onların kadınlarıyla evlenmenin ve kestiklerini yemenin haram oluşu noktasında bir ihtilaf yoktur. (İslam dininden dönen) mürteci bir kadın ise hangi dinden olursa olsun, kendisiyle evlenilmesi haram olur. Kitabi olan ebeveynden birisi kitabi değilse, onunla evlenmek helal olmaz. Baba kitabi olmadığı vakit, bu görüşü İmam Şafii ifade etmiştir. Çünkü çocuk babaya nispet edilir, çocuk babasının üstünlüğü ve şerefi ile şereflenir, babasının kabilesine intisap eder. Eğer anne kitabi olursa, bu durum hakkında ise iki görüş gelmiştir.

el-Muvaffak şöyle demiştir: Bize göre o kadın kesin olarak bir kitabi değildir, bu sebeple Müslüman bir erkeğin kendisiyle evlenmesi caiz olmaz, sanki babası putperestmiş gibi kabul edilir. Zira bu kadın helal olan ile helal olmayan kimseden doğmuş, bunlardan tevellüt etmiştir. Sanki kurtla dişi sırtlanın yahut eşekle atın çiftleşmesinden doğup tevellüt eden (melez bir) yavrunun hükmü gibi kabul edilir. Bunun yanında kadının, mübah sayan ayet-i kerimenin genel kapsamına dahil olması durumunda, her halükarda helal olması da ihtimal dairesindedir; zira kadın o zaman kitabi’dir ve dinini de ikrar etmektedir.

Eğer Müslüman Bir Erkeğin Zimmi Olan Karısı, Kitap Ehlinden Başka Bir Dine İntikal Edecek Olursa:

Mürted kadının durumuna dönüşür. Cima etmeden önce, kadının nikahı hemen fesholur ve kadına mehir ödenmez. Çünkü feshetme öncelikle mürted olmasıyla kadın tarafından meydana gelmiştir. Eğer sonradan olmuşsa, iki görüşten birisine göre o vakit iddetin bitmesi için beklenir. Diğeri de aynı şekilde hemen fesholur.

Müslüman Bir Erkeğin Kitabi Olan Cariye İle Evlenmesi ise Helal Olur:

el-Hasen dışında bu görüş ilim ehlinin geneline aittir. el-Hasen ise bunu kerih görmüştür. (Zira o), kitabi bir cariye ile evlenmesi haramdır; dolayısıyla onu cariye olarak tutması da haram olur, tıpkı Mecusi kadın gibi değerlendirilir, der. İlk görüşün gerekçesi, Yüce Allah’ın şu buyruğudur: “Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (cariye)leri hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir.” (Müminun Suresi 6) Onunla evlenmesine gelince, erkeğe haram olur; çünkü bunda çocuğunu köle yapmak ve onu kafir olan o cariye ile beraber bırakmak anlamı vardır, halbuki cariye edinmek bunun tersinedir.

İçlerinde Evzfü, Sevri, Ebu Hanife, İmam Malik ve İmam Şafii’nin de yer aldığı ilim ehlinin çoğunluğunun görüşüne göre, ehli kitap dışında diğer kafir olan hür bayanlarla evlenmeyi haram sayanlar, bunlardan olup da sağ elleri altında bulunan cariyelerle cima etmeyi mübah saymamaktadırlar. İbn Abdilberr der ki: Belde fakihlerinden bir topluluk ile cumhur ulema bu görüş üzeredirler. Onlara bu noktada muhalefet eden şaz (kural dışı) bir görüş gelmiştir, ancak bu bir ihtilaf olarak değerlendirilemez. Tavus dışında bunun mübahlığına dair görüş bize ulaşmış değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/cima-uc-kisma-ayrilir/,https://kutsalayet.de/cariyenin-evliligi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız