"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hadid 14

Onlara seslenirler: “Biz sizinle beraber değil miydik?” Derler ki: “Evet, fakat siz kendinizi fitneye düşürdünüz, bekleyip durdunuz, şüphe ettiniz, kuruntular sizi aldattı; sonunda Allah’ın emri geldi ve aldatıcı sizi Allah hakkında aldattı.”

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Yunadunehum (onlara seslenirler): elem nekun (biz değil miydik) me’akum (sizinle beraber)? Kalu (derler ki): bela (evet), velakinnakum (fakat siz) fetentum (kendinizi fitneye düşürdünüz) enfusekum (kendinizi), ve terabbastum (beklediniz), ve’rtebtum (şüpheye düştünüz), ve garratkumu (sizi aldattı) el-emaniyyu (kuruntular), hatta (nihayet) cae (gelinceye kadar) emru’llahi (Allah’ın emri), ve garrakum (sizi aldattı) billahi (Allah hakkında) el-garur (aldatıcı).

Mukatil Tefsiri
Münafıklar surun arkasından müminlere seslenerek, “Biz dünyada sizinle birlikte değil miydik?” diye sorarlar. Müminler de, “Evet, görünüşte bizimle beraberdiniz; fakat siz kendinizi küfre sürüklediniz ve dininiz konusunda gevşek davrandınız. Muhammed’in ölmesini beklediniz ve ‘Yakında Muhammed ölür de ondan kurtuluruz’ dediniz. Onun peygamber olduğundan şüphe ettiniz. Boş kuruntular sizi dininizden uzaklaştırdı ve ‘Muhammed yakında ölür, İslâm da ortadan kalkar, biz de rahat ederiz’ diye düşündünüz. Sonunda Allah’ın emri, yani ölüm geldi. Şeytanlar da sizi Allah hakkında aldattılar” diye cevap verirler.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah buyuruyor ki: Münafıklar, kendileriyle müminlerin arasına sur çekildikten, kendileri karanlık ve azap içinde bırakıldıktan, müminler ise cennete girdikten sonra müminlere seslenerek, “Biz dünyada sizinle beraber değil miydik? Sizinle birlikte namaz kılmıyor, oruç tutmuyor, sizinle evlenip miraslaşmıyor muyduk?” diyeceklerdir. Müminler ise, “Evet, sizinle beraberdiniz” diye cevap vereceklerdir. Fakat ardından onların helâk oluş sebeplerini açıklayacaklardır.

“Fakat siz kendinizi fitneye düşürdünüz” buyruğunun anlamı, kendinizi nifaka sürüklediniz demektir. Mücâhid, burada geçen fitnenin nifak olduğunu söylemiştir. Münafıklar dünyada müminlerle birlikte yaşarlar, onlarla evlenirler, onlarla oturup kalkarlar ve öldüklerinde de görünüşte müminlerle aynı muameleyi görürlerdi. Kıyamet günü başlangıçta onlara da bir nur verilir; fakat sura ulaştıklarında nurları söndürülür ve o anda müminlerden ayrılırlar.

“Bekleyip durdunuz” buyruğu, iman etmekte ağır davrandınız, Allah’a ve Resûlü’ne iman etmeyi ertelediniz demektir. İbn Zeyd bu ifadeyi, Resûlullah’a iman etme konusunda bekleyip durmaları şeklinde açıklamıştır. Katâde ise onların hakka ve hak ehline karşı fırsat kolladıklarını söylemiştir.

“Şüphe ettiniz” buyruğu ise, Allah’ın birliği ve Muhammed’in peygamberliği konusunda kuşkuya düştünüz demektir. İbn Zeyd bunu doğrudan “şüpheye düştüler” diye açıklamış, Katâde de onların Allah konusunda şüphe içinde olduklarını söylemiştir.

“Kuruntular sizi aldattı” buyruğu, nefislerinizin kuruntularının sizi kandırdığı, Allah’ın yolundan çevirdiği ve sizi saptırdığı anlamına gelmektedir. Bu durum, Allah’ın emri gelinceye kadar devam etmiştir. Buradaki Allah’ın emri, Allah’ın haklarında verdiği ölüm hükmüdür. Yani ölüm gelmiş ve onları yakalamıştır. Katâde, onların şeytanın aldatması üzerinde yaşamaya devam ettiklerini ve sonunda Allah’ın onları cehenneme attığını söylemiştir.

“Ve aldatıcı sizi Allah hakkında aldattı” buyruğunun anlamı ise, şeytanın onları Allah hakkında aldatmasıdır. Şeytan onlara Allah’ın azabından kurtulacaklarını, cezaya uğramayacaklarını ve güven içinde olacaklarını telkin etmiş, böylece onları kandırmıştır. Mücâhid, Katâde ve İbn Zeyd’in tamamı ayette geçen “aldatıcı”dan maksadın şeytan olduğunu söylemişlerdir. Böylece münafıkların helâkinin sebebi olarak nifakları, imanı ertelemeleri, şüpheleri, boş kuruntuları ve şeytanın kendilerini Allah hakkında aldatması gösterilmiştir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/hadid-13/,https://kutsalayet.de/hadid-15/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız