"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hadid 15

Artık bugün ne sizden bir fidye alınır ne de inkâr edenlerden. Barınağınız ateştir. Size en layık olan odur. O ne kötü dönüş yeridir!

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fel-yevme (artık bugün) la yu’hazu (alınmaz) minkum (sizden) fidyetun (bir fidye) ve la (ve ne de) mine’llezine (o kimselerden ki) keferu (inkâr ettiler). Me’vakumu (sığınağınız) en-naru (ateştir), hiye (o) mevlakum (size layık olandır), ve bi’se (ne kötü) el-masir (varış yeridir).

Mukatil Tefsiri
Ahirette münafıklardan da, Allah’ın birliğini inkâr eden müşriklerden de hiçbir fidye kabul edilmeyecektir. Münafıkların ve müşriklerin barınağı ateştir. Ateş onların dostu ve ayrılmaz yoldaşı olacaktır. Ne kötü bir varış yeridir!

Bu ayetin açıklamasında, her mümine bir kâfir verileceği ve ona, “Bu senin ateşten kurtuluş fidyendir” denileceği belirtilmiştir. Bu sebeple burada fidyenin münafıklardan ve kâfirlerden kabul edilmeyeceği bildirilmiş, fidyenin ancak müminler hakkında söz konusu olduğu ifade edilmiştir.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah, kıyamet gününde müminlerle münafıklar birbirinden ayrıldıktan sonra müminlerin münafıklara söyleyecekleri sözü haber vermektedir. Buna göre müminler onlara şöyle diyeceklerdir: “Artık bugün siz ey münafıklar, fidye vererek kurtulamayacaksınız.” Burada fidye ile kastedilen, kişinin kendisini azaptan kurtarmak için vereceği bedel, karşılık veya tazminattır. Yani bugün sizden herhangi bir karşılık kabul edilmeyecek, vereceğiniz hiçbir bedel sizi Allah’ın azabından kurtaramayacak ve uğrayacağınız cezayı sizden uzaklaştıramayacaktır. Aynı şekilde bu fidye, inkâr edenlerden de kabul edilmeyecektir. Katâde bu ayetin tefsirinde, “Bugün ne münafıklardan ne de inkâr edenlerden fidye kabul edilir” demiştir. İbn Zeyd de ayette geçen “sizden” ifadesinin münafıkları, “inkâr edenlerden” ifadesinin ise onlarla birlikte bulunan kâfirleri kapsadığını söylemiştir.

Taberî daha sonra ayette geçen “Bugün sizden fidye alınmaz” ifadesinin kıraati hakkında bazı kıraat farklılıklarını zikretmektedir. Kıraat âlimlerinin çoğu bunu “yu’hazu” şeklinde yâ harfiyle okumuş, Ebû Ca‘fer ise “tu’hazu” şeklinde tâ harfiyle okumuştur. Taberî, her iki okuyuşun da caiz olduğunu belirtmekle birlikte, çoğunluğun okuyuşu olması sebebiyle yâ harfiyle yapılan okuyuşu tercih etmektedir.

“Barınağınız ateştir” buyruğu ise, kıyamet gününde onların kalacağı yerin, meskenlerinin ve varacakları son durağın cehennem ateşi olduğunu ifade etmektedir. Onlar için artık başka bir sığınak ve kurtuluş yeri yoktur.

“Size en layık olan odur” buyruğu hakkında Taberî, bunun “Ateş size daha uygundur, size daha layıktır ve size en çok yaraşan yer odur” anlamına geldiğini söylemektedir.

“O ne kötü dönüş yeridir!” buyruğu ise, cehenneme varan ve oraya döndürülen kimsenin dönüş yerinin ne kadar kötü olduğunu ifade etmektedir. Çünkü cehennem, kendisine girenler için en kötü varış yeri, en kötü mesken ve en kötü son duraktır.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/hadid-14/,https://kutsalayet.de/hadid-16/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız