Azabı çabuklaştırmanı istiyorlar. Allah asla vaadinden dönmez. Şüphesiz Rabbinin katındaki bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir.
Diyanet Vakfı
(Resulüm!) Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vadinden asla dönmez. Muhakkak ki, Rabbinin nezdinde bir gün sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir.
Kurtubi Tefsiri
Senden azâbı çabucak getirmeni isterler. Allah sözünden asla caymaz. Gerçek şu ki, Rabbinin yanında bir gün, sayacağınız bin yıl gibidir.
“Senden azâbı çabucak getirmeni İsterler” âyeti en-Nadr b. el-Hâris hakkında nazil olmuştur, Çünkü o:
“O halde doğru söyleyenlerden isen bizi kendisiyle tehdit ettiğin şeyi (azâbı) getir” (el-A’râf, 7/70) demişti. Bu âyet-i kerîmenin Ebû Cehl b. Hişam hakkında indiği de söylenmiştir. O da:
“Ey Allah! Eğer bu Senin katından hakkın kendisi ise durma, bizim üzerimize gökten taş yağdır…” (el-Enfâl, 8/32) demişti.
“Allah” azâbı indirmeye dair
“sözünden asla caymaz.” ez-Zeccâc der ki: Azâbın çabucak gelmesini istediler, yüce Allah da azabından hiçbir şeyin kurtulamayacağını onlara bildirdi. Nitekim dünya hayatında bu azâb Bedir günü onlara gelip çatmıştı.
“Rabbinin yanında bir gün, sayacağınız bin yıl gibidir.” İbn Abbâs ve Mücahid dediler ki: Bununla şanı yüce Allah’ın kendilerinde gökleri ve yeri yaratmış olduğu günleri kastetmektedir. İkrime der ki: Bununla âhiret günleri kastedilmektedir. Yüce Allah onlara şunu bildirmiştir: Onlar kısacık günlerde azâbın çabucak gelmesini kendisinden isteyecek olurlarsa, O bu azâbı upuzun günlerde onlara verir.
el-Ferrâ’ der ki: Bu onların âhiretteki azablarının uzayıp gideceğine dair bir tehdididir. Yani onların âhiretteki azablarının bir günlük süresi, bin yıl gibi olacaktır.
Anlamın şöyle olduğu da söylenmiştir: Âhirette korku ve çetin azâb içerisinde geçecek bir gün, dünyada korku ve sıkıntının bulunduğu bin yıllık bir süreye denktir. Nimet günleri de dünyaya kıyasen böyledir.
İbn Kesîr, Hamza ve el-Kisaî “sayacağınız” anlamındaki âyeti “(………): Sayacakları” anlamına gelecek şekilde “ya” ile okumuşlardır. Ebû Ubeyd; (………): Senden çabucak getirmeni isterler” âyeti dolayısıyla bu okuyuşu tercih etmiştir. Diğerleri ise muhatab kipi ile “te” ile “sayacağınız” anlamında okumuşlardır. Ebû Hatim de bu okuyuşu tercih etmiştir.