"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Gusül almak için saçları (ve örgülerini) çözmek

Saçların dibine (suyu) ulaştırdığı sürece cünüplükten dolayı kadının saçındaki örgüsünü çözmesi gerekmez. İbn Kudame şöyle der: Cünüplük sebebiyle kadının, saç örgüsünü çözmesinin vacip olmadığı noktasında bu mezhep içerisinde ihtilaf eden yoktur. Abdullah b. Amr’dan rivayet edilen görüş haricinde alimler arasında bu hususta farklı düşünen bilmiyorum. Nitekim Müslim’in ve başkalarının rivayeti şöyledir: “Hz. Aişe, Abdullah b. Amr’ın kadınlara gusül alacakları vakit saç örgülerini çözmelerini emrettiğini duymuştu. Bunun üzerine; ‘Şu İbn Amr’a şaşarım ! Kadınlara, gusül alacakları vakit örgülerini çözmeyi emredermiş. İyi ki başlarını tıraş etmelerini emretmemiş! Vallahi, ben ve Hz. Peygamber bir kaptan yıkanırdık. Başıma üç defa su dökmekten fazla bir şey yapmazdım.’ dedi.”

Dört İmam’ın ittifakına göre ise kadının saç örgülerinin çözülmesi vacip değildir. Çünkü Ümmü Seleme hadisi bunu ortaya koymaktadır: “Ümmü Seleme: ‘Ey Allah’ın elçisi! Saçımda bulunan örgülerim çok sıkıdır, gusül abdesti için bu örgüleri çözeyim mi?’ diye sordum. ‘Hayır…’ diye buyurdular.” Ancak saçında bir kaplama ya da sedir olur da suyun altına geçmesine engel teşkil ederse, bu durumda izale edilmesi gerekir. Bu konuda erkek ve kadın aynıdır. Özellikle kadının zikredilmesinin nedeni ise genelde saçı bırakıp uzatanlar kadınlar olduğu içindir.

Hayız’dan dolayı gusül almak için saç örgülerini bozmaya gelince, bunun vacip olup olmayacağı hususunda bu mezhebin ashabı arasında farklı görüşler yer almaktadır. Onlardan kimisi örgüleri çözmeyi vacip sayar. Bu, Hasan ve Tavus’un görüşüdür. Bu minvalde Hz. Aişe hadisinde şöyle geçer: “Başını (saçını) çöz ve tara.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Çünkü aslolan saçın bağını çözmenin vacip olduğudur, zira bu şekilde yıkanması vacip olan yere suyun ulaştırılması gerçekleşmiş olur. Cünüplükten dolayı gusülde ise bu bağışlanmıştır; çünkü bu durum çokça tekrarlandığından zorluk vermiş olmaktadır. Hayız’da ise bu durum tersinedir. Dolayısıyla asli olarak vacip hükmü kapsamına girmektedir.

Kimisi ise bunun vacip değil, müstehap olduğunu söylemiştir. Bu da fakihlerin çoğunluğunun kabul ettiği görüştür ve inşallah doğrusu da budur. Çünkü Ümmü Seleme hadisinin bazı lafızlarında: “(…) hayız’dan ve cünüplükten dolayı gusül aldığım zaman saç örgülerimi çözeyim mi?” şeklinde gelmiş ve Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de: “Hayır” cevabını vermiştir. Bu ziyade kısmını da kabul etmek gerekmektedir. Çünkü vacip olmadığını açıkça ifade etmektedir. Bir de Esma hadisinde, kendisi Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’e Hayız’dan dolayı nasıl gusül alacağını sorunca, Allah Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Sonra başına suyu döker, başını şiddetli şekilde eliyle ovalarsın, ta ki su saçın diplerine kadar ulaşsın. Sonra üzerine su dökersin…”

Şayet saç örgülerini çözmek vacip olsaydı bunu zikrederdi. Çünkü ihtiyaç vaktinin dışında bir izah ve beyanı ertelemek caiz değildir.

Hz. Aişe hadisine gelince; burada gusül almaya dair bir emir yoktur. Guslü emretmiş olsa dahi bu noktada delil olmaz. Çünkü bu, (normal) hayız’dan dolayı gusül değil, burada emretmiş olduğu, hac yapmak için ihrama girmek noktasında hayız halindeki gusül konusudur. Çünkü kendisi şöyle demişti: “Arefe günü gelmişti ve ben hayız oldum…” Eğer durum gusül almakla sabit olmuş ise önceki bilgiler ışığında bu müstehaplığa hamledilir. Sonra bu hadiste, bu guslü almanın müstehap olduğu da anlaşılmaktadır. Çünkü ona taranmayı da emir buyurmuştur, halbuki taranmak vacip değildir. Zira zaruri olanı daha önceliklidir.

Başın derisini yıkamak:
Başın derisini yıkamak vaciptir. İster saç kılları sık, isterse seyrek olsunlar fark etmez. Aynı şekilde kılın altında bulunan yerleri de, mesela sakal derisi ve diğer deriler gibi, yıkanması vaciptir. Az önce geçen Esma hadisi bunu ifade etmektedir: “Sonra başına suyu döker, başını şiddetli şekilde eliyle ovalarsın, ta ki su saçın diplerine kadar ulaşsın.” Bir de Hz. Ali’den nakledildiğine göre Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim, yıkamadan tek bir saç kılının dibini kuru bırakırsa, ateşte nice nice azaplara müstahak olacaktır.” Hz. Ali şöyle dedi: “Bu nedenle ben başıma düşman oldum.” Zira kendisi saçlarını keserdi.

Hayız guslü ile cünüplük guslünün farkı:
Hayız sebebiyle gusül almak tıpkı cünüplükten dolayı gusül almak gibidir ancak saç (örgüsünün) bozulması konusu hariç. Bunun yanında su ve sedir ile yıkamak ve kan izini gidermesi için kokulu bir fursayı (parçayı) oraya koymak müstehap sayılmıştır. Herhangi bir şeyin parçasına “fursa” adı verilir.

Cünüp kimsenin uyumadan önce yapması gerekenler:
Cünüp bir kimse, uyumak, cinsel ilişki yapmak yahut da bir şey yemek isterse bu durumda fercini yıkaması ve abdest alması müstehaptır. Tüm bunlar hakkında hadisler nakledilmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/gusul-ve-abdestte-vucudu-ovalamak/,https://kutsalayet.de/hamama-girmek/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız