İnkâr edenler dediler: Bu Kur’an’ı dinlemeyin, onda gürültü yapın, belki üstün gelirsiniz.
Diyanet Vakfı
İnkar edenler: Bu Kuranı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız, dediler.
Kurtubi Tefsiri
Kâfir olanlar dediler ki: “Bu Kur’ân’ı dinlemeyin ve o okunurken anlamsız sesler çıkarın. Belki baskın çıkarsınız.”
“Kâfir olanlar dediler ki: Bu Kur’ân’ı dinlemeyin ve o okunurken anlamsız sesler çıkarın.” Yüce Allah Hud ve Salih kavimleri ile başkalarının küfre saptıklarını haber verdikten sonra, Kureyş müşriklerinin de durumunu haber vererek onların Kur’ân-ı Kerîm’i yalanlayıp:
“dinlemeyin” dediklerini bize bildirmektedir. Buradaki
“dinlemeyin” âyetinin itaat etmeyin, anlamına geldiği söylenmiştir. Mesela, sana itaat ettim anlamında: “Seni dinledim” denilir.
“O okunurken anlamsız sesler çıkarın” âyeti hakkında İbn Abbâs şöyle demiştir: Ebû Cehil dedi ki: Kur’ân okunduğu vakit onun (Muhammed -sallallahü aleyhi ve sellem-in) yüzüne karşı yüksek sesle bağırınız ki ne söylediğini o da bilemesin.
Denildiğine göre Kur’ân onları (benzerini getirmekten) aciz bırakınca bu yola başvurdular.
Mücahid dedi ki:
“O okunurken anlamsız sesler çıkarın” âyeti şu demektir: Islık çalarak, el çırparak konuşmalarınızı birbirine karıştırarak bu işi yapınız; ta ki boş bir söz durumuna düşsün.
ed-Dahhak dedi ki: Söyledikleri birbirine karışsın diye çokça konuşun. Ebû’l-Aliye ile yine İbn Abbâs da: Ona dil uzatın ve onu ayıplayın, diye açıklamışlardır.
“Belki” bu yolla Muhammed’e Kur’ân okurken
“baskın çıkarsınız.” O da anlaşılmaz hale gelir ve böylelikle kalplerin ilgisini çekmez.
Îsa b. Ömer, el-Cahderî, İbn Ebi İshak, Ebû Hayve ve Bekr b. Habib es-Sehmî “anlamsız sesler çıkarın” anlamı verilen kelimeyi: şeklinde “ğayn” harfini ötreli okumuşlardır ki, bu da bunun kökünü teşkil eden: ” Anlamsız söz söyledi, iş yaptı, söyler, yapar…” fiilinden gelen bir söyleyiştir. Fakat genel olarak (cemaatin) kıraati: köküne göredir.
el-Herevî dedi ki:
“O okunurken anlamsız sesler çıkarın” ifadesinin, ne anlama geldiği anlaşılmayacak sözlerle ona karşı koyun, demek olduğu söylenmiştir. Bu fiil üç türlü olmak üzere: “Anlamsız söz söyledim, söylerim, söyledi, söyler” diye kullanılır.
Lağv’in (anlamsız söz ve işin) ne demek olduğuna dair açıklamalar daha önceden el-Bakara Sûresi’nde (2/225. âyet, 1. başlıkta) geçmiş bulunmaktadır. Bu ise gerçek anlamı anlaşılamayan ve hiçbir mana ifade etmeyen şeyler demektir.