"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Fussilet 24

Şimdi sabretseler de ateş onların kalacak yeridir. Özür dileseler de özürleri kabul edilmez.

Diyanet Vakfı
Şimdi eğer dayanabilirlerse, onların yeri ateştir. Ve eğer (tekrar dünyaya dönüp Allahı) hoşnut etmek isterlerse, memnun edilecek değillerdir.

Kurtubi Tefsiri
Şimdi onlar sabretseler de ateş onların yurdudur (etmeseler de). Kendilerinden razı olunmasını isterlerse, onlardan razı olunmaz.

“Şimdi onlar sabretseler de ateş onların yurdudur.” Yani eğer dünya hayatında cehennem ehlinin amelleri üzerinde sabredip böylece devam edecek olurlarsa, ateş onların yurdu olacaktır. Bunun bir benzeri de daha önceden geçtiği üzere:

“Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıymışlar!” (el-Bakara, 2/175) âyetidir.

“Kendilerinden” dünyada küfürleri üzere devam ettikleri halde

“razı olunmasını isterlerse, onlardan razı olunmaz.”

Bir başka açıklamaya göre anlam şöyledir:

“Şimdi onlar” cehennem ateşinde

“sabretseler de” sabretmeseler de

“ateş onların yurdudur.” Yani ondan asla kurtulamazlar. Onların sabretmeme hallerine yüce Allah’ın:

“Kendilerinden razı olunmasını isterlerse” âyeti delildir. Çünkü “Kendisinden razı olunmasını isteyen kişi” sabırsız bir kimsedir. “Razı olunmasını isteyip de bu isteği kabul edilen kimse” demektir. Şair Nabiğa şöyle demiştir:

“Ben eğer mazlum isem, senin zulmettiğin bir kulum

Ve eğer sen razı olması istenen bir kimse isen senin gibi bir kimse

böyle bir isteği kabul eder.”

Yani senin gibi bir kimseden böyle bir talebde bulunulacak olursa, barışı ve bu konudaki müracaatı kabul eder.

el-Halil dedi ki: (Mastar olan): “itab” karşılıklı konuşmak ve olumsuz duyguları sözkonusu etmektir, “Ona bir şekilde sitem ettim” denilir. Yine: “Aralarında bir sitemleşme vardır ve bundan dolayı onlar birbirine sitem ediyorlar” denilir. “Karşılıkla sitemleşince itab aralarını düzeltti” denilir. ” Filan kişi kötülükten vazgeçerek beni sevindirecek şeye döndü” demektir. Bundan isim: …diye gelir. Bu ise kendisine sitem edilen kimsenin sitem edeni razı edecek bir hale dönmesi demektir. (……..) ile aynı anlamdadır. “Kendisinden razı olunmasını istedi” anlamındadır. Mesela: “Kendisinden benden razı olmasını istedim, (ya da beni razı etmesini istedim) o da beni razı etti” denilir.

Buna göre

“kendilerinden razı olunmasını isterlerse” şu demek olur: Onlar kendilerinden razı olunmasını isteyecekler, fakat bunun onlara faydası olmayacak. Ateşe atılmaları kaçınılmaz bir şey olacaktır.

Tefsirlerde şöyle denilmektedir: Onlar Rablerinden kendilerini geri çevirmesini isteyecekler, fakat bu istekleri kabul edilmeyecektir.

Ubeyd b. Umeyr ile Ebû’l-Aliye “Onlardan razı etmeleri istense” diye, ikinci te harfini üstün ve “ye” harfini de ötreli olarak meçhul bir fiil şeklinde; “Onlar razı edecek değillerdir” şeklinde “te” harfini kesreli okumuşlardır. Yani yüce Allah onları tekrar dünyaya geri çevirecek olursa, bedbahtlıkları Allah tarafından ezelden beri bilindiğinden ötürü ona itaat mahiyetinde olacak ameller işlemeyeceklerdir. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

“Eğer geri döndürülürlerse, yine kendilerine yasaklanan şeylere geri dönerler” (el-En’am, 6/28) bunu el-Herevî zikretmiştir.

Saleb dedi ki: Kızdığı zaman da: denilir, hoşnut olduğu zaman da: denilir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/fussilet-23/,https://kutsalayet.de/fussilet-25/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız