Ki Allah onlara mükâfatlarını tam olarak versin ve fazlasıyla da lütufta bulunsun. Şüphesiz O bağışlayandır, şükredilendir.
Diyanet Vakfı
Çünkü Allah, onların mükafatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O, çok bağışlayan, şükrün karşılığını bol bol verendir.
Kurtubi Tefsiri
Tâ ki mükâfatlarını tastamam versin. Hatta lutfundan onlara fazlasını da versin. Çünkü O, Gafûrdur Şekurdur.
“Hatta lutfundan onlara fazlasını da versin” âyeti hakkında denildiğine göre, buradaki “fazlalık” âhiretteki şefaattir. Bu bir başka âyet-i kerîmedeki şu buyrukları andırmaktadır: “(Bunlar) kendilerini ticaretin de, alışverişin de Allah’ı anmaktan, namazdan, zekatı vermekten alıkoymadığı yiğitlerdir… ve onlara lutfundan fazlasıyla verecektir.” (en-Nûr, 24/37-38)
en-Nisa Sûresi’nin sonlarındaki şu âyete da benzemektedir:
“Îman edip salih ameller işleyenlere gelince, onlara mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek, hem de lütfundan onlara fazlasını verecektir.” (en-Nisa, 4/173) Nitekim bu hususları orada açıklamış bulunuyoruz.
“Çünkü O” günahları bağışlayan
“Gafûrdur” ihlasla yapılmış ameli az dara olsa kabul eden ve ona pek çok mükâfatlar veren
“Şekurdur.”