Sana kitaptan vahyettiğimiz şey, kendisinden öncekileri doğrulayan gerçeğin ta kendisidir. Şüphesiz Allah kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Vellezî (ve o şey ki) evhaynâ (vahyettik) ileyke (sana) mine (den) el-kitâbi (Kitaptan) huve (o) el-hakku (haktır) musaddikan (doğrulayıcı olarak) limâ (şeyi ki) beyne (önünde) yedeyhi (bulunan). İnne (şüphesiz) Allâhe (Allah) bi-‘ibâdihî (kullarından) le-habîrun (elbette haberdardır) basîrun (görendir).
Mukatil Tefsiri
Muhammed’e vahyedilen Kur’an, yüce ve aziz olan Allah’ın peygamberlere indirdiği kendisinden önceki kitapları doğrulamaktadır. Şüphesiz Allah kullarının amellerinden haberdardır ve onların yaptıklarını görendir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed, sana kitaptan vahyettiğimiz, yani Allah’ın sana indirdiği bu Kur’an gerçeğin ta kendisidir; senin ve ümmetinin onunla amel etmesi ve sana değil de senden önceki kimselere vahyedilmiş diğer kitapları bırakıp onun içinde bulunanlara uyması haktır. Kendisinden öncekileri doğrulayan ifadesinin anlamı ise bu Kur’an’ın kendisinden önce gelip geçmiş ve senden önceki elçilere indirdiğim kitapları doğrulamasıdır. Nitekim bize Bişr rivayet etti, dedi ki: Bize Yezîd rivayet etti, dedi ki: Bize Saîd, Katâde’den rivayet etti; Katâde, sana kitaptan vahyettiğimiz şey gerçeğin ta kendisidir, kendisinden öncekileri doğrulamaktadır sözü hakkında, kendisinden önce gelip geçmiş kitapları doğrulamaktadır, demiştir. Şüphesiz Allah kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir sözüyle yüce Allah, kullarının yaptıklarını bilen ve onların durumlarından hakkıyla haberdar olan, kendileri için hangi düzenleme ve idarenin uygun olduğunu görüp bilenin Allah olduğunu bildirmektedir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…