Onun uğultusunu bile işitmezler. Canlarının istediği nimetler içinde ebedî kalacaklardır.
Diyanet Vakfı
Bunlar onun uğultusunu duymazlar; gönüllerinin dilediği nimetler içinde ebedi kalırlar.
Kurtubi Tefsiri
Onlar ateşin sesini dahi işitmezler. Canlarının arzu ettiği şeyler arasında ebedidirler.
“Onlar ateşin sesini” ve alevinin hareketini
“dahi işitmezler.” “Ses” anlamını’ verdiğimiz “el-hasîs” ile “el-his” hareket demektir.
İbn Cüreyc, Atâ’dan şöyle dediğini rivâyet etmektedir: Ebû Râşid el-Harurî, İbn Abbâs’a: “Onlar ateşin sesini dahi işitmezler” deyince, İbn Abbâs: Sen deli misin? dedi. Yüce Allah’ın:
“Şüphe yok ki aranızda oraya uğramayacak hiç kimse yoktur.” (Meryem, 19/71);
“Ve onları ateşe sürüklemiş olacaktır.” (Hud, 11/98);
“Suçluları ise susamışlar olarak cehenneme süreriz” (Meryem, 19/86) buyrukları nerede kaldı? Geçmişlerin yaptıkları dualardan biri de: Allah’ım, esenlikle beni ateşten çıkar ve umduğumu elde etmiş olarak cennete girdir, demekti.
Ebû Osman en-Nehdî dedi ki: Sıratın üzerinde cehennemlikleri sokacak yılanlar vardır. Bunlar “has has” derler.
Şöyle de açıklanmıştır: Cennetlikler, cennete girecekleri vakit cehennemliklerin sesini duymayacaklardır. Bundan önce ise duyacaklar. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
“Canlarının arzu ettiği şeyler arasında ebedidirler.” Yani onlar canların çektiği, gözlerin zevk aldığı şeyler arasında ebediyyen kalacaklardır. Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:
“Orada canlarınız neyi arzu ediyorsa, orada neyi istiyorsanız sizin için hepsi vardır.” (Fussilet, 41/31)