"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Enam 43

Kendilerine azabımız geldiğinde yalvarıp yakarsalardı ya! Fakat kalpleri katılaştı ve şeytan yapmakta oldukları şeyleri kendilerine süslü gösterdi.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe levla iz caehum (hiç değilse kendilerine geldiğinde) be’suna (azabımız) tedarrau (yalvarsalardı) ve lakin kaset kulubuhum (fakat kalpleri katılaştı) ve zeyyene lehumuş şeytanu (ve şeytan onlara süslü gösterdi) ma kanu ya’melun (yaptıkları şeyleri)

Mukatil Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Kendilerine şiddet ve bela anlamındaki azabımız geldiğinde Allah’a yalvarıp yönelseler ve başlarına gelen belayı kaldırması için O’na tevbe etselerdi ya! Fakat kalpleri katılaştı, yani kuruyup sertleşti ve yumuşamadı. Şeytan da yapmakta oldukları şirk ve yalanlamayı kendilerine süslü gösterdi.

Taberi Tefsiri
Bu da sözün bir kısmının hazfedildiği ve açıkça zikredilen ifadelerin ona delalet etmesi sebebiyle hazfedilen kısmın ayrıca belirtilmesine gerek görülmediği yerlerdendir. Çünkü Yüce Allah, elçilerini yalanlayan ümmetler hakkında, yalvarıp yakarsınlar diye onları yoksulluk ve sıkıntıyla, hastalık ve musibetlerle yakaladığını haber vermiş, ardından Kendilerine azabımız geldiğinde yalvarıp yakarsalardı ya! buyurmuş; fakat onları yoksulluk ve sıkıntıyla, hastalık ve musibetlerle yakaladığında onların ne yaptıklarını açıkça bildirmemiştir. Buna göre sözün anlamı şöyledir: Senden önceki ümmetlere elçiler gönderdik; yalvarıp yakarsınlar diye onları yoksulluk ve sıkıntıyla, hastalık ve musibetlerle yakaladık, fakat onlar yalvarıp yakarmadılar. Kendilerine azabımız geldiğinde yalvarıp yakarsalardı ya! Buradaki ifade keşke veya hiç olmazsa anlamında bir teşvik ve kınama bildirir. Araplar bu edattan sonra merfu bir isim getirdiklerinde, ardından gelen kısmı onun haberi yapar ve sonrasında cevap cümlesini getirirler; Kardeşin olmasaydı seni ziyaret ederdim ve Baban olmasaydı seni döverdim demeleri gibi. Fakat bu edattan sonra fiil geldiğinde veya hemen ardından bir isim gelmediğinde onu soru ve teşvik anlamında kullanırlar; Bize gelseydin de sana ikram etseydik ya ve Kardeşini ziyaret etseydin de biz de seni ziyaret etseydik ya demeleri gibi. Bunun anlamı, hiç olmazsa veya keşke şeklindedir. Nitekim Allah, Beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verseydim (Münâfikûn 10) buyurmuştur. Araplar aynı kullanımı benzer bir edatla da yaparlar. Buna göre ayetin anlamı şudur: Elçilerini yalanlayan ve kendilerini yoksulluk, sıkıntı, hastalık ve musibetlerle yakaladığımızda yalvarıp yakarmayan bu ümmetler, azabımız kendilerine geldiğinde hiç olmazsa yalvarıp yakarsalar, Rablerine boyun eğip O’nun itaatine teslim olsalardı da Rableri azabını onlardan uzaklaştırsaydı! Azabın anlamını daha önce başka bir yerde açıkladığımız için burada tekrar etmeye ihtiyaç yoktur. Fakat kalpleri katılaştı ifadesi, onların elçilerini yalanlamaya devam ettikleri, bunda ısrar ettikleri, Allah’ın cezasını küçümseyip azabını hafife alarak Rablerinin emrine karşı büyüklendikleri ve kalplerinin katılaştığı anlamına gelir. Şeytan yapmakta oldukları şeyleri kendilerine süslü gösterdi ifadesi ise şeytanın, Allah’ın hoşlanmadığı ve kendilerine gazap etmesine sebep olan amellerini onlara güzel gösterdiği anlamındadır.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/enam-42/,https://kutsalayet.de/enam-44/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız