Cünüplük sebebiyle gusül almanın iki şekli ve vasfı vardır: İcza sıfatı ve Kemal sıfatı.
Kemal şekliyle gusül almanın on tane özelliği vardır: Niyet etmek, Besmele çekmek, elleri üç defa yıkamak, ellerde bulunan pislikleri gidermek, abdest almak, başa üç defa su dökerek saçların dibine ulaşmasını sağlamak, suyu vücudun diğer yerlerine dökmek, sağ tarafından başlamak, eliyle bedenini ovalamak, gusül aldığı yerden ayrılıp ardından ayaklarını yıkamaktır.
Saç ve sakal diplerine, üzerine su dökmeden önce suyla hilallemek müstehap sayılmıştır. Bu minvalde Hz. Aişe’den gelen hadis bulunmaktadır: “Allah’ ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) cünüplükten gusledince önce ellerini yıkayarak başlardı, sonra namaz abdesti gibi abdest alırdı. Ardından parmaklarını suya batırır, onlarla saç diplerini hilallerdi. Deriyi ıslattığı kanaati hasıl olunca tepesinden üç kere su dökerdi. Sonra da bedeninin geri kalan kısımlarını yıkardı.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Müslim’ in ziyadesi şöyledir: “En son da ayaklarını yıkardı.” Müslim’de geçen bir rivayet de şu şekildedir: “Önce ellerini üç defa yıkayarak başlardı.”
Hz. Meymune şöyle demiştir: “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) cünüplükten dolayı yıkanacağı suyu hazırladı. Kabı sağ elinin üzerine eğdi, iki veya üç defa yıkadı. Sonra avret yerini yıkadı. Sonra da elini yere ya da duvara iki veya üç defa sürttü. Ardından ağzına ve burnuna su aldı, yüzünü ve ellerini yıkadı. Sonra başından aşağıya su döktü ardından vücudu yıkadı. Sonra ise kenara çekilerek ayaklarını yıkadı…” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Müslim’ in lafzı şöyledir: “Sonra suyu fercine döküp sol eliyle onu yıkadı. Sonra da sol elini yere vurup şiddetli şekilde (o pisliği) sürttü. Sonra namaz abdesti gibi abdest aldı. Sonra başından aşağıya üç avuç dolusu su döktü, ardından da diğer vücudunu yıkadı…” Bu iki hadisteki özelliklerin çoğu aynı minvalde gelmiştir. Başlangıçta ise sağ tarafıyla işe başlardı. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) temizliğinde dahi sağı ile başlamayı çok severdi. Nitekim Hz. Aişe hadisinde: “Başının önce sağ sonra da sol tarafıyla yıkamaya başlardı…” ifadesi de gelmiştir.
İcza sıfatına gelince; bu ise gusül ve abdest almaya niyet ederek, tek bir defada başını ve vücudunu suyu kaplayacak şekilde bir çırpıda yıkamaktır. Böylece kısa bir şekilde guslünü almış ve tamamlamış olmaktadır; ancak daha faziletli ve daha evla olanı terk etmiş olur.
Hem gusül ve hem de abdest almaya birlikte niyet edecek olursa, sadece gusül almasıyla bu ikisi yerine gelmiş olur. Zira ayet-i kerimede: “Gusül alıncaya değin…” (Nisa Suresi: 43) ifadesi gelmiştir ve namazın kılınması için guslü gaye kılmıştır. Dolayısıyla gusül alacak olursa, namazdan herhangi bir şeyi terk etmemesi gerekir. Bir de Yüce Allah cünüp olan bir kimsenin cenabetten dolayı abdest değil, gusül almasını farz kılmıştır; şöyle buyurmuştur: “Şayet cünüp iseniz temizlenin (gusül alın.)” (Maide Suresi: 6) Çünkü her ikisi de (abdest ve gusül) aynı cinsten birer ibadettir. Küçük olanı büyük olanın da kapsamına girer. Tıpkı umrenin, hac içine girdiği gibi. İbn Abdilberr şöyle demiştir: “Bunun hakkında alimlerin icması bulunmaktadır ve bunda bir ihtilaf da yoktur. Sadece onlar Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ‘e uymak gerekçesiyle, gusül öncesinde abdest almayı müstehap saymışlardır. Bir de abdestin alınması, gusle daha çok yardımcı olur.”
İmam Ahmed’den gelen başka bir rivayete göre ise abdesti öncesinde ya da sonrasında almadığı sürece, sadece gusül almakla abdest almış olmaz. Bu, aynı zamanda İmam Şafü’nin de kabul ettiği iki görüşünden birisini oluşturmaktadır.