Dediler ki: Sen bize gelmeden önce de eziyet gördük, bize geldikten sonra da. Musa dedi ki: Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve sizi yeryüzünde onların yerine geçirir de nasıl davranacağınıza bakar.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Kalu (dediler) uzina min kabli en te’tiyena (sen bize gelmeden önce de eziyet gördük) ve min badi ma ci’tena (geldikten sonra da) kale asa rabbukum en yuhlike aduvvekum (Musa dedi ki umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder) ve yestahlifekum fil ardı (ve sizi yeryüzünde hakim kılar) fe yenzura keyfe tamelun (sonra nasıl davranacağınıza bakar)
Mukatil Tefsiri
Onlar, sen bize risaletle gelmeden önce de senin sebebinle bize eziyet edildi, dediler. Bununla oğulların öldürülmesini ve kızların sağ bırakılmasını kastediyorlardı. Risaletle bize geldikten sonra da eziyet edildik; bununla, Musa’ya uymalarına engel olmak için Firavun’un kendilerine güç yetiremeyecekleri işler yüklemesini kastediyorlardı. Musa, umulur ki Rabbiniz düşmanınızı, yani Firavun’u ve kavmini helak eder ve onların helakinden sonra sizi yeryüzünde, yani Mısır topraklarında onların yerine geçirir de nasıl davranacağınıza bakar, dedi. Musa’nın onlara bunu söylemesi, Allah’ın Kasas sûresindeki şu sözündendi: Biz ise o yerde güçsüz bırakılanlara lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları mirasçılar kılmak; onları yeryüzünde yerleştirmek ve Firavun’a, Hâmân’a ve ordularına onlardan sakınmakta oldukları şeyi göstermek istiyorduk (Kasas 5-6). Allah da bunu onlara yaptı; düşmanlarını helak etti ve onları yeryüzünde onların yerine geçirdi. Bunun ardından onlar buzağıyı edindiler.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah buyuruyor ki: Musa’nın kavmi, Musa kendilerine “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin” dediğinde ona şöyle dediler: “Sen bize gelmeden önce de oğullarımız öldürülerek eziyet gördük.” Yani Allah’ın elçiliğini bize getirmenden önce de eziyet gördük. Çünkü Firavun, Musa’nın zamanı yaklaşınca onların erkek çocuklarını öldürüyordu; bunu kitabımızın önceki bölümlerinde açıklamıştık.
“Bize geldikten sonra da” sözü ise: Allah’ın elçiliğini bize getirdikten sonra da eziyet gördük, demektir. Çünkü Firavun’un sihirbazları yenilince ve kavminin ileri gelenlerine söylediğini söyleyince, oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakmak suretiyle onlara yeniden azap etmeyi istedi.
Musa’nın kavminin bu sözü, Firavun’un kendilerine yetişmesinden korktuklarında, ondan kaçarken iki topluluk birbirini gördüğü sırada söyledikleri de söylenmiştir. Buna göre Musa’ya: “Sen bize gelmeden önce oğullarımız kesiliyor, kadınlarımız sağ bırakılıyordu; bize geldikten sonra da bugün Firavun bize yetişip bizi öldürecek” dediler.
Tefsir ehli de buna yakın şeyler söylemiştir. Bana Muhammed b. Amr rivayet etti; dedi ki: Bize Ebû Âsım rivayet etti; dedi ki: Bize Îsâ, İbn Ebû Necîh’ten, o da Mücahid’den rivayet etti. Mücahid, “Sen bize gelmeden önce” sözü hakkında: Allah seni göndermeden önce ve gönderdikten sonra, dedi.
Bana Müsenna rivayet etti; dedi ki: Bize Ebû Huzeyfe rivayet etti; dedi ki: Bize Şibl, İbn Ebû Necîh’ten, o da Mücahid’den bunun benzerini rivayet etti.
Bana Musa rivayet etti; dedi ki: Bize Amr rivayet etti; dedi ki: Bize Esbât, Süddî’den rivayet etti. Süddî dedi ki: İki topluluk birbirini görünce İsrailoğulları Firavun’un arkalarından yetiştiğini gördüler ve: “Şüphesiz yakalanacağız” dediler. “Sen bize gelmeden önce eziyet gördük”; oğullarımız kesiliyor, kadınlarımız sağ bırakılıyordu. “Bize geldikten sonra da”; bugün Firavun bize yetişip bizi öldürecek, şüphesiz yakalanacağız, dediler.
Bana Abdülkerîm rivayet etti; dedi ki: Bize İbrahim rivayet etti; dedi ki: Bize Süfyân rivayet etti; dedi ki: Bize Ebû Sa‘d, İkrime’den, o da İbn Abbas’tan rivayet etti. İbn Abbas dedi ki: Musa İsrailoğullarıyla yürüdü ve sonunda denize ulaştılar. Arkalarına baktıklarında Firavun’un hayvanlarının kaldırdığı tozu gördüler. Bunun üzerine: “Ey Musa! Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyet gördük. Önümüzde deniz, arkamızda ise Firavun ve beraberindekiler var” dediler. Musa: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve sizi yeryüzünde onların yerine geçirir de nasıl davranacağınıza bakar” dedi.
“Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder” sözüyle Yüce Allah, Musa’nın kavmine şöyle dediğini haber veriyor: Umulur ki Rabbiniz düşmanınız Firavun’u ve kavmini helâk eder. “Sizi yeryüzünde onların yerine geçirir”; yani onları helâk ettikten sonra sizi onların topraklarında halef kılar; böylece ne onlardan ne de başka insanlardan korkarsınız. “Nasıl davranacağınıza bakar”; yani Rabbiniz, onların ardından O’na itaate koşup koşmadığınızı ve itaatte ağır davranıp davranmadığınızı görür.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…