"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Araf 129

Dediler ki: “Sen bize gelmeden önce de eziyet gördük, sen geldikten sonra da.” Musa dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve sizi yeryüzünde onların yerine geçirir de nasıl davranacağınızı görür.”

Diyanet Vakfı
Onlar da, sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi, dediler. (Musa), «Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve onların yerine sizi yer yüzüne hakim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar» dedi.

Kurtubi Tefsiri
“Sen bize gelmezden evvel de, geldikten sonra da İşkenceye uğratıldık” dediler. Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı heîâk eder ve sizi yeryüzünde halîfeler kılar. O zaman da sizin nasıl davranacağınıza bakacaktır.”

“Sen bize gelmezden evvel” Yani, senin doğumun sırasında erkek çocukların öldürülmesi, kadınların da köleleştirilmesi suretiyle

“geldikten sonra da İşkenceye uğratıldık, dediler.” Şimdi de aynı ceza bize tekrar uygulanacak diyerek Fir’avun’un yaptığı tehdidi kastediyorlardı.

Şöyle de açıklanmıştır: Daha önceden kendilerine yapılan işkenceler ve eziyetler İsrailoğullarını günün ortasına kadar (Kıplilerin çalıştırmaları) geri kalan bölümünde ise kendileri için kazansınlar diye serbest bırakmaları idi. Onun gelişinden sonraki eziyet ve işkence ise, yemeksiz ve bir şey içmeden gündüzün tamamı kendi işlerinde çalıştırmalarından ibarettir. Bu açıklamayı da Cuveybir yapmıştır. el-Hasen der ki: Önceki işkence de sonraki işkence de aynı şeydir, bu da onlardan cizye almaktan ibaretti.

“Dedi ki: Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder. Ve sizi yeryüzünde halifeler kılar” âyetindeki: Umulur ki” ifadesi, Allah tarafından kendisi hakkında kullanıldığı takdirde vücub ifade eder, Yüce Allah onlara olan vadini yeniledi ve gerçekleştirdi. Mısır’da da Davud ile Süleyman (ikisine de selam olsun) dönemlerinde halife kılındılar. Beytülmakdis’i de -önceden de geçtiği gibi- Yuşa b. Nûn ile birlikte feth ettiler. Rivâyet edildiğine göre onlar bu sözlerini Hazret-i Mûsa onları Mısır’dan çıkartıp, arkalarından da Fir’avun onları takip edince, önlerinde deniz, arkalarında da Fir’avun’un bulunduğu sırada söylemişlerdi. Allah Fir’avun’u ve kavmini suda boğmak, kendilerini de kurtarmak suretiyle onlara olan vadini gerçekleştirdi.

“O zaman da sizin nasıl davranacağınıza bakacaktır.” Bu âyetin benzerleri daha önceden geçmiş bulunmaktadır. Yani, karşılığı verilmesi gereken amellerde nasıl bulunacağınızı görecektir. Çünkü yüce Allah onlar hakkında bilgisine göre karşılık vermez. Onların yaptıklarına uygun olarak karşılık verir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/araf-128/,https://kutsalayet.de/araf-130/