Hayır! Hâlâ emredileni yerine getirmedi.
Diyanet Vakfı
Hayır! (İnsan) Allahın emrettiğini yapmadı.
Kurtubi Tefsiri
Hayır! O kendisine emrettiğini yerine getirmemiştir.
“Hayır! O kendisine emrettiğini yerine getirmemiştir.” âyeti hakkında Mücahid ve Katade:
“Yerine getirmemiştir” hiçbir kimse emrolunduğunu yerine getiremez, diye açıklamışlardır. İbn Abbâs da şöyle dermiş:
“O kendisine emrettiğini yerine getirmemiştir.” Âdem’in sulbünde iken kendisinden alınan ahdi ve misakın gereğini yerine getirmemiştir.
Buradaki;
“Hayır”ın bir azar ve bir vazgeçme emri olduğu söylenmiştir. Yani durum kâfirin dediği gibi değildir. Çünkü kâfire ölümden sonra diriltileceği haberi verildiği takdirde o şöyle der:
“Eğer Rabbime döndürülürsem de şüphesiz benim için onun yanında iyilik vardır.” (Fussilel, 41/50) Belki de ben emrolunduğumu eksiksiz yerine getirdim, diyecek. Bunun üzerine; Hayır, o hiçbir şeyi yerine getirmemiştir. Aksine o, Beni ve Rasûlümü inkâr eden bir kâfirdir, diye buyurmaktadır.
el-Hasen dedi ki: Yani gerçekten o yerine getirmemiştir; yani emrolunduğu şeylerin gereğini yapmamıştır.
“…me” lâfzındaki ifade için bir imad (telaffuza dayanak teşkil eden zâid bir lâfız)dır. Yüce Allah’ın:
“Allah’tan bir rahmet sayesinde” (Âl-i İmrân, 3/159) âyeti ile;
“zaman sonra elbette pişman olacaklardır.” (el-Mu’minun, 23/40) âyetinde olduğu gibi.
İmâm İbn Fûrek dedi ki: Yani hayır, Allah bu kâfirin lehine, ona emretmiş olduğu imanı hükmetmiş (takdir etmiş) değildir. Aksine onun lehine hükmetmediği (takdir buyurmadığı) şeyleri ona emretmiştir.
İbnul-Enbârî dedi ki: (Burada):
“Hayır” üzerinde vakıf (duruş) güzel değildir (kabihtir). Buna karşılık;
“Kendisine emrettiği” ile;
“Onu tekrar diriltecek” üzerinde vakıf güzel (ceyyid)dır. Buna göre; burada “gerçek şu ki” anlamındadır.