Bir grup ravi, Ahmed b. Muhammed b. Hâlid, Ali b. Hakem, Muâviye b. Vehb, Zekeriyyâ b. İbrahim’den rivayet etti. Zekeriyyâ şöyle dedi: “Ben Hristiyandım, sonra Müslüman oldum ve hac yaptım. Daha sonra Ebû Abdullah’ın yanına girerek, ‘Ben Hristiyandım, sonra Müslüman oldum’ dedim. Bana, ‘İslam’da seni etkileyen şey ne oldu?’ diye sordu. Ben de, ‘Allah’ın, “Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin; fakat biz onu dilediğimizi hidayete erdirdiğimiz bir nur yaptık.” (Şûrâ 52) ayeti oldu’ dedim. Bunun üzerine, ‘Allah seni hidayete erdirmiş’ buyurdu ve üç kez, ‘Allah’ım ona hidayet ver’ diye dua etti. Sonra, ‘Ey oğlum, istediğini sor’ buyurdu. Ben de, ‘Babam, annem ve ailem Hristiyandır; annem de âmâdır. Onlarla birlikte bulunabilir miyim ve onların kaplarında yemek yiyebilir miyim?’ diye sordum. Bana, ‘Domuz eti yiyorlar mı?’ dedi. ‘Hayır, ona dokunmuyorlar bile’ dedim. Bunun üzerine, ‘Bir sakıncası yoktur; annene iyi davran, öldüğünde de onu başkalarına bırakma, işlerini bizzat sen üstlen. Ayrıca Mina’da tekrar yanıma gelinceye kadar kimseye bana geldiğini söyleme’ buyurdu. Mina’da yanına gittiğimde insanlar etrafını sarmıştı; sanki çocuklara ders veren bir öğretmen gibiydi, biri soru soruyor, diğeri soru soruyordu. Kûfe’ye dönünce anneme daha nazik davranmaya başladım; ona yemek yediriyor, elbiselerini ve saçlarını temizliyor, hizmetini görüyordum. Bir gün bana, ‘Oğlum, sen benim dinimdeyken bana böyle davranmazdın; bu yeni davranışın nedir?’ dedi. Ben de, ‘Peygamberimizin soyundan bir adam bana bunu emretti’ dedim. Bunun üzerine, ‘Bu kişi peygamber olmalı’ dedi. Ben, ‘Hayır, peygamber değil; bir peygamberin soyundandır’ dedim. O da, ‘Oğlum, bunlar peygamberlerin öğütleridir’ dedi. Ben, ‘Anneciğim, bizim peygamberimizden sonra peygamber gelmeyecek; o yalnızca onun soyundandır’ dedim. Bunun üzerine annem, ‘Oğlum, senin dinin en hayırlı dindir; onu bana anlat’ dedi. Ben de İslam’ı ona anlattım; Müslüman oldu. Ona namazı öğrettim; öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kıldı. Sonra geceleyin hastalandı ve bana, ‘Oğlum, bana öğrettiklerini tekrar et’ dedi. Ben de tekrar ettim. Hepsini kabul etti ve o gece vefat etti. Sabah olunca Müslümanlar onu yıkadılar; cenaze namazını ben kıldırdım ve kabrine de ben indim.”