Ali b. İbrahim → Muhammed b. Îsâ → Yahyâ b. Ukbe el-Ezdî → Ebû Abdullah.
Ebû Cafer şöyle buyurdu: Dünyaya hırsla sarılan kimsenin örneği, ipek böceği gibidir. Kendi üzerine ne kadar çok sararsa, çıkmaktan o kadar uzaklaşır; sonunda keder içinde ölür. Ebû Abdullah da şöyle buyurdu: Lokman’ın oğluna verdiği öğütler arasında şunlar vardı: Ey oğlum! İnsanlar senden önce çocukları için topladılar; fakat topladıkları şey kalmadı, kendileri için topladıkları kimseler de kalmadı. Sen ancak ücretle tutulmuş bir kulsun; sana bir iş emredildi ve onun karşılığında bir ücret vaat edildi. Öyleyse işini tam yap ve ücretini eksiksiz al. Bu dünyada yeşil bir ekine düşüp yiyen, sonunda semiren ve ölümü semirdiği anda gelen koyun gibi olma. Fakat dünyayı, üzerinden geçtiğin, sonra bırakıp gittiğin ve bir daha asla dönmediğin bir nehir üzerindeki köprü gibi gör. Onu harap bırak, imar etme; çünkü sen onu imar etmekle emrolunmadın. Bil ki yarın Allah’ın huzurunda durduğunda dört şeyden sorulacaksın: Gençliğini nerede eskittin, ömrünü nerede tükettin, malını nereden kazandın ve nereye harcadın? Buna hazırlan ve onun için cevap hazırla. Dünyadan elinden kaçana üzülme; çünkü dünyanın azı kalıcı değildir, çoğunun da belasından emin olunmaz. O hâlde tedbirini al, işinde ciddi ol, yüzünden perdeyi kaldır, Rabbinin iyiliğine yönel, kalbinde tövbeyi yenile ve boş vaktinde çabuk davran; sana yönelme vakti gelmeden, hükmün verilmeden ve istediğin şeyle arana engel konulmadan önce.