"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 682

Ali b. İbrahim, babasından, o Yahyâ b. Ebî İmrân’dan, o Yûnus’tan, o Bekkâr b. Bekr’den, o Mûsâ b. Eşyem’den rivayet etti. Mûsâ şöyle dedi: Ebû Abdullah’ın yanındaydım; bir adam ona aziz ve celil olan Allah’ın kitabından bir ayet hakkında soru sordu, o da ona o ayet hakkında bir cevap verdi. Sonra içeri başka biri girdi ve aynı ayet hakkında ona soru sordu; ona, birincisine verdiği cevabın aksine bir cevap verdi. Bu durumdan dolayı içime Allah’ın dilediği kadar bir sıkıntı girdi; sanki kalbim bıçaklarla yarılıyordu. Kendi kendime, “Şam’da Ebû Katâde’yi bıraktım; o vav harfinde ve benzerinde bile hata etmezdi. Sonra kalkıp buna geldim; bu ise bütün bu hataları yapıyor” dedim. Ben bu haldeyken yanına başka biri daha girdi ve aynı ayet hakkında soru sordu; ona da bana ve iki arkadaşıma verdiği cevaptan farklı bir cevap verdi. Bunun üzerine içim yatıştı ve bunun ondan takiyye sebebiyle olduğunu anladım. Sonra bana döndü ve şöyle dedi: “Ey İbn Eşyem! Aziz ve celil olan Allah, Süleyman b. Dâvûd’a yetki verdi ve ‘Bu bizim bağışımızdır; artık hesapsız olarak ister ver ister tut’ buyurdu. Peygamberine de yetki verdi ve ‘Resul size ne verdiyse onu alın, sizi neden sakındırdıysa ondan sakının’ buyurdu. Resulullah’a verilen her yetki bize de verilmiştir.”

https://kutsalayet.de/kafi-681/,https://kutsalayet.de/kafi-683/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız