"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 643

Ebû Ca‘fer’den rivayet edildi. Şöyle buyurdu:

“Allah Celle Zikruhû dünyayı ilk yarattığında Kadir gecesini yarattı. O gecede var olacak ilk peygamberi ve var olacak ilk vasiyi yarattı. Her yıl, içinde gelecek yılın benzer vaktine kadar işlerin açıklamasının indirileceği bir gecenin bulunmasına hükmetti. Kim bunu inkâr ederse, Allah Azze ve Celle’nin ilmini reddetmiş olur. Çünkü peygamberler, resuller ve kendileriyle konuşulan kimseler, o gecede kendilerine gelen şeyle ve Cebrâil’in kendilerine getirdiği hüccetle üzerlerinde hüccet bulunmadıkça kıyam edemezler.”

Ben: “Kendileriyle konuşulanlara da Cebrâil veya meleklerden başkası gelir mi?” dedim. Şöyle buyurdu: “Peygamberler ve resuller hakkında şüphe yoktur. Onların dışında da, yeryüzünün yaratıldığı ilk günden dünyanın yok oluşunun sonuna kadar yeryüzü ehli üzerinde mutlaka bir hüccet bulunmalıdır; o gecede bu iş Allah’ın kullarından sevdiği kimseye iner. Allah’a yemin olsun ki ruh ve melekler Kadir gecesinde emirle Âdem’e inmiştir. Allah’a yemin olsun ki Âdem ancak bir vasisi olduğu hâlde ölmüştür. Âdem’den sonraki her peygambere de o gecede emir gelmiş ve o emir kendisinden sonraki vasisine bırakılmıştır. Allah’a yemin olsun ki Âdem’den Muhammed’e kadar bir peygambere o gecede gelen emir içinde mutlaka ‘Filana vasiyet et’ diye emredilmiştir.

Allah Azze ve Celle kitabında özellikle Muhammed’den sonraki emir sahipleri hakkında şöyle buyurmuştur: ‘Allah, içinizden iman eden ve salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri yeryüzünde halife kıldığı gibi onları da mutlaka yeryüzünde halife kılacağını vaat etti…’ ‘İşte onlar fasıkların ta kendileridir’ sözüne kadar (Nûr 55). Yani: Peygamberinizden sonra ilmim, dinim ve ibadetim için sizi halife kılacağım; tıpkı Âdem’den sonra onun vasilerini, ardından kendisinden sonraki peygamber gönderilinceye kadar halife kıldığım gibi. ‘Bana ibadet ederler, bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar’; yani Muhammed’den sonra peygamber bulunmadığına iman ederek bana ibadet ederler. Kim bundan başka bir şey söylerse ‘işte onlar fasıkların ta kendileridir.’ Böylece Allah, Muhammed’den sonraki emir sahiplerini ilimle güçlendirmiştir; onlar da biziz. Bize sorun; eğer size doğru söylersek kabul edin, fakat siz bunu yapacak değilsiniz.

İlmimiz açıktır; fakat dinin bizden ortaya çıkacağı ve insanlar arasında ihtilaf kalmayacağı ecelimizin vakti vardır. O vaktin geceler ve günler içinde belirlenmiş bir süresi vardır. O geldiğinde din ortaya çıkar ve iş tek olur. Allah’a yemin olsun ki müminler arasında ihtilaf olmaması hükme bağlanmıştır. Bu sebeple onları insanlar üzerine şahitler kılmıştır ki Muhammed bizim üzerimize şahit olsun, biz Şiîlerimiz üzerine şahit olalım, Şiîlerimiz de insanlar üzerine şahit olsun. Allah Azze ve Celle kendi hükmünde ihtilaf veya ilim ehli arasında çelişki bulunmasını kabul etmez.”

Sonra Ebû Ca‘fer şöyle buyurdu:

“Müminin ‘Biz onu indirdik’ suresinin bütününe ve tefsirine iman bakımından, bu konuda onun gibi iman etmeyen kimseye üstünlüğü, insanın hayvanlara üstünlüğü gibidir. Allah Azze ve Celle, ahiret azabının tamamlanması için onlardan tövbe etmeyeceğini bildiği inkârcılardan, dünyada bu sureye iman eden müminler sayesinde azabı uzak tutar; tıpkı mücahitlerle oturanlardan uzak tuttuğu gibi. Ben bu zamanda hac, umre ve komşuluk dışında bir cihat bilmiyorum.”

https://kutsalayet.de/kafi-642/,https://kutsalayet.de/kafi-644/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız