Ebû Abdullah’tan rivayet edildi. Şöyle buyurdu:
Ali çok defa şöyle derdi: “Teymli ve Adevî, Resulullah’ın yanında bir araya gelirlerdi; Resulullah da ‘Biz onu indirdik’ suresini huşu ve ağlayışla okurdu. Onlar: ‘Bu sureye karşı kalbin ne kadar da yumuşak!’ derlerdi. Resulullah şöyle buyururdu: ‘Gözümün gördüğü, kalbimin kavradığı ve benden sonra bunun kalbinin göreceği şey sebebiyle.’ Onlar: ‘Gördüğün nedir, onun gördüğü nedir?’ derlerdi. Bunun üzerine Resulullah onlar için toprağa şöyle yazardı: ‘O gecede melekler ve ruh, Rablerinin izniyle her işten inerler.’ (Kadr 4) Sonra şöyle derdi: ‘Allah Azze ve Celle’nin “her işten” sözünden sonra geriye bir şey kalır mı?’ Onlar: ‘Hayır.’ derlerdi. Resulullah: ‘Bunun kendisine indirildiği kimseyi biliyor musunuz?’ derdi. Onlar: ‘Sensin ey Allah’ın Resulü.’ derlerdi. O: ‘Evet.’ derdi. Sonra: ‘Benden sonra Kadir gecesi olur mu?’ derdi. Onlar: ‘Evet.’ derlerdi. O: ‘Peki o iş o gecede iner mi?’ derdi. Onlar: ‘Evet.’ derlerdi. O: ‘Kime iner?’ derdi. Onlar: ‘Bilmiyoruz.’ derlerdi. Bunun üzerine başımı tutar ve: ‘Bilmiyorsanız bilin; benden sonra o kişi budur.’ derdi.”
Sonra şöyle buyurdu: “Onlar, Resulullah’tan sonra o geceyi, içlerine giren şiddetli korkudan dolayı tanırlardı.”