Aynı senetle Yûnus’tan, o da Hammâd’dan, o da Abdüla‘lâ’dan rivayet etti. Abdüla‘lâ şöyle dedi:
Ebû Abdullah’a:
“Allah seni ıslah etsin, insanlara marifeti elde edecekleri bir araç verilmiş midir?” diye sordum.
Şöyle buyurdu:
“Hayır.”
Ben:
“Öyleyse marifetle yükümlü tutulmuşlar mıdır?” dedim.
Şöyle buyurdu:
“Hayır. Açıklamak Allah’a aittir.”
Sonra şu ayetleri okudu:
“Allah hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez.” (Bakara 286)
“Allah hiçbir kimseye, kendisine verdiğinden başkasını yüklemez.” (Talâk 7)
Daha sonra Allah’ın şu sözü hakkında sordum:
“Allah, bir topluluğu kendilerine hidayet verdikten sonra, sakınacakları şeyleri onlara açıklamadıkça onları saptıracak değildir.” (Tevbe 115)
Şöyle buyurdu:
“Yani kendisini razı eden şeyleri ve gazabını gerektiren şeyleri onlara tanıtıncaya kadar.”