"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 344

Ali b. İbrahim, Muhtâr b. Muhammed b. Muhtâr’dan; Muhammed b. Hasan da Abdullah b. Hasan el-Alevî’den; her ikisi de Feth b. Yezîd el-Cürcânî’den rivayet etti. Feth şöyle dedi:

Mekke’den Horasan’a dönerken, Irak’a gitmekte olan Ebü’l-Hasan ile aynı yola düştüm. Onun şöyle dediğini işittim:

“Kim Allah’tan sakınırsa kendisinden sakınılır. Kim Allah’a itaat ederse kendisine itaat edilir.”

Onun yanına ulaşmak için uygun bir fırsat kolladım ve sonunda ulaştım. Kendisine selam verdim, o da selamımı aldı. Sonra şöyle buyurdu:

“Ey Feth! Kim Yaratıcı’yı hoşnut ederse yaratılmışların öfkesine aldırmaz. Kim de Yaratıcı’yı öfkelendirirse Allah’ın yaratılmışların öfkesini onun üzerine musallat etmesi kaçınılmaz olur.

Yaratıcı, ancak kendisini nitelediği şekilde nitelendirilebilir. Duyuların idrak etmekten aciz kaldığı, vehimlerin ulaşamadığı, düşüncelerin sınırlandıramadığı ve gözlerin kuşatamadığı bir varlık nasıl nitelendirilebilir?

Niteleyenlerin onu nitelemelerinden münezzehtir; vasfedenlerin vasıflarından yücedir.

Yakınlığı içinde uzaktır, uzaklığı içinde yakındır. Uzaklığında yakın, yakınlığında uzaktır.

Keyfiyeti yaratan O’dur; bu sebeple O’nun hakkında ‘Nasıl?’ denilemez. Mekânı yaratan O’dur; bu sebeple O’nun hakkında ‘Nerede?’ denilemez. Çünkü O, keyfiyetin ve mekânın ötesindedir.”

https://kutsalayet.de/kafi-343/,https://kutsalayet.de/kafi-345/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız