"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 238

Ashabımızdan bir grubun, Ahmed b. Muhammed b. Hâlid’den, onun babasından merfû olarak rivayet ettiğine göre şöyle denilmiştir:

Yahudiler kendi âlimlerinin başı olan Re’sü’l-Câlût’un etrafında toplandılar ve:

“Bu adam büyük bir âlimdir.” dediler. Bununla Emîru’l-Mü’minîn’i kastediyorlardı. Ardından:

“Haydi onun yanına gidelim ve kendisine bazı sorular soralım.” dediler.

Bunun üzerine onun yanına geldiler. Kendilerine Emîru’l-Mü’minîn’in sarayda olduğu söylendi. Onlar da çıkmasını beklediler. Nihayet dışarı çıkınca Re’sü’l-Câlût ona:

“Size bazı sorular sormak için geldik.” dedi.

Emîru’l-Mü’minîn:

“Ey Yahudi! Aklına gelen her şeyi sor.” buyurdu.

Bunun üzerine Re’sü’l-Câlût:

“Rabbin hakkında bana haber ver; O ne zaman vardı?” diye sordu.

Emîru’l-Mü’minîn şöyle buyurdu:

“O, herhangi bir oluş tarzı olmaksızın vardı. Herhangi bir keyfiyet olmaksızın vardı. Daima vardı; nicelikle ve keyfiyetle nitelenmezdi. O’nun için bir ‘önce’ yoktur. O, öncenin de öncesidir; fakat kendisi için bir önce söz konusu değildir. O’nun bir sonu, sınırı ve ulaşılacak bir nihayeti yoktur. Bütün sonlar O’nda son bulur. O, her sonun sonudur.”

Bunun üzerine Re’sü’l-Câlût:

“Bizi götürün. Bu adam hakkında söylenenlerden çok daha bilgili biridir.” dedi.

https://kutsalayet.de/kafi-237/,https://kutsalayet.de/kafi-239/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız