Muhammed b. Yahya’nın, Ahmed b. Muhammed b. İsa’dan, onun Hüseyin b. Saîd’den, onun Kasım b. Muhammed’den, onun Ali b. Ebi Hamza’dan, onun da Ebu Basîr’den rivayet ettiğine göre Ebu Basîr şöyle dedi:
Bir adam Ebu Cafer’e:
“Rabbin hakkında bana haber ver; O ne zaman vardı?” diye sordu.
Bunun üzerine Ebu Cafer şöyle buyurdu:
“Yazık sana! ‘Ne zaman vardı?’ sözü ancak daha önce yok olan bir şey için söylenir. Benim Rabbim ise daima vardır ve hep diri olmuştur. O’nun varlığının bir başlangıcı yoktur. O’nun var oluşunun bir keyfiyeti yoktur. O’nun için bir mekân söz konusu değildir. O herhangi bir şeyin içinde değildir, herhangi bir şeyin üzerinde de değildir. Kendisi için ayrıca bir mekân yaratmış değildir. Eşyayı yarattıktan sonra güç kazanmış da değildir. Bir şeyi yaratmadan önce zayıf da değildi. Yaratılmışları meydana getirmeden önce yalnızlıktan dolayı ürküp sıkılan biri de değildi. O, anılan hiçbir şeye benzemez. Mülkü yaratmadan önce de mülkten yoksun değildi; mülk ortadan kalktıktan sonra da mülkten yoksun kalmayacaktır. O, sonradan kazanılmış bir hayatla değil, ezelden beri diri olandır. Eşyayı yaratmadan önce de kudret sahibi hükümdardı; yaratılmışları meydana getirdikten sonra da kudret sahibi ve kahredici hükümdardır. Yaratılmışların var oluşu O’na bir keyfiyet kazandırmaz. O’nun bir mekânı yoktur, bir sınırı yoktur, kendisine benzeyen bir şeyle tanınmaz. Uzun süre var kalmak O’nu ihtiyarlatmaz. O hiçbir şeyden dolayı dehşete düşmez; aksine bütün varlıklar O’nun korkusundan dehşete kapılırlar. O, sonradan meydana gelen bir hayatla değil, daima diri olandır; tanımlanmış bir oluşla, sınırlandırılmış bir keyfiyetle, üzerinde durduğu belirli bir mekânla veya bir şeye komşu olan bir yerle nitelenmez. O bilinen bir diridir ve daima hükümran olan bir meliktir. Kudret ve mülk ezelden beri O’nundur. Dilediğini, dilediği zaman, kendi iradesiyle yaratır. O sınırlandırılamaz, parçalara ayrılamaz ve yok olmaz. O, başlangıçtır fakat başlangıcının bir keyfiyeti yoktur; sondur fakat sonunun bir mekânı yoktur. ‘Her şey yok olup gidecektir, yalnız O’nun vechi kalacaktır.’ (Kasas 88) ‘Yaratma da emir de O’na aittir.’ (A‘râf 54) Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!”
Daha sonra şöyle buyurdu:
“Yazık sana ey soru soran kişi! Benim Rabbimi vehimler kuşatamaz, şüpheler O’nun üzerine inemez, hiçbir şey O’nu şaşırtamaz, hiçbir şey O’nun önüne geçemez, hadiseler O’nda değişiklik meydana getirmez. O yaptığı hiçbir şeyden sorguya çekilmez ve hiçbir şeyden dolayı pişman olmaz. ‘O’nu ne uyuklama tutar ne de uyku.’ (Bakara 255) ‘Göklerde, yerde, ikisi arasında bulunanlarda ve toprağın altında bulunanlarda ne varsa O’nundur.’ (Tâhâ 6)”