Ondan sonra hükümdarlık oğlu Behram’a geçti. O, Hürmüz’ün oğlu Behram, onun oğlu Şapur, onun oğlu Ardeşir, onun oğlu Babek idi.
Hîre’nin tarihi
Amr b. Adî b. Nasr b. Rebîa’nın ölümünden sonra, Şapur b. Ardeşir, Hürmüz b. Şapur ve Behram b. Hürmüz b. Şapur adına, Rebîa ve Mudar Araplarının ülkesinin sınır bölgesine ve ayrıca Irak, Hicaz ve Cezîre çöllerindeki diğer kabilelere vali olan kişi, o sırada Amr b. Adî’nin İmruülkays el-Bed’ adındaki oğluydu. Bu kişi, Nasr b. Rebîa hanedanından gelen krallar ve Pers kralları adına görev yapan valiler arasında Hristiyan olan ilk kişiydi.
Hişam b. Muhammed’in zikrettiğine göre, o, bağlı hükümdar olarak kendi idaresi altındaki bölgede toplam 114 yıl hüküm sürdü. Bunun yirmi üç yıl bir ayı Ardeşir oğlu Şapur döneminde, bir yıl on günü Şapur oğlu Hürmüz döneminde, üç yıl üç ay üç günü Hürmüz oğlu Şapur oğlu Behram döneminde ve on sekiz yılı da Behram oğlu Hürmüz oğlu Şapur oğlu Ardeşir oğlu Behram döneminde geçti.
Rivayet edildiğine göre Hürmüz oğlu Behram yumuşak huylu ve ağırbaşlı bir kişiydi. Bu yüzden hükümdarlığa geçtiğinde halk buna sevindi. Onlara övgüye layık bir şekilde davrandı ve halkı yönetme siyasetinde atalarının uygulamalarını takip etti.
Yine rivayet edildiğine göre Mani Zındık onu kendi dinine çağırdı. Bunun üzerine Behram, Mani’nin inançlarını etraflıca araştırdı ve onun şeytanın propagandacısı olduğunu gördü. Bunun üzerine onun öldürülmesini, cesedinin derisinin yüzülüp samanla doldurulmasını ve ardından Cündişapur şehir kapılarından birine asılmasını emretti. Bu yüzden o kapıya Mani Kapısı denilir. Onun taraftarlarını ve dinine girenleri de öldürdü.
Söylendiğine göre Behram’ın hükümdarlığı üç yıl, üç ay ve üç gün sürdü.