Ju‘lan, Şatî‘ Osman’da kazdırdığı hendekten ayrılıp Basra’ya döndükten sonra Zenc lideri, Ubulla halkını rahatsız etmek için birkaç birlik gönderdi. Bu birlikler, Şatî‘ Osman yönünden piyadelerle ve Dicle’den ele geçirilen gemilerle saldırılar düzenledi. Daha sonra birlikler Nahr Ma‘kıl yönüne ilerledi.
Zenc liderinin, Abadan’a mı yoksa Ubulla’ya mı yöneleceği konusunda tereddüt ettiği, fakat sonunda Ubulla’yı tercih ettiği rivayet edilir. Önce Abadan’a gönderdiği birlikleri geri çağırarak Ubulla’ya yönlendirdi. Şöyle dedi:
“En yakın düşman ve öncelikle üzerine gidilmesi gerekenler Ubulla halkıdır.”
Zenc, Çarşamba akşamına kadar (28 Haziran 870) Ubulla halkıyla savaştı. O gece Dicle ve Nahr Ubulla tarafından şehre saldırdılar.
Çarpışmada Ebû’l-Ahvas ve oğlu öldürüldü. Şehir ateşe verildi. Binalar tik ağacından yapılmış ve birbirine yakın olduğu için yangın hızla yayıldı. Alevlerin kıvılcımları Şatî‘ Osman’a kadar ulaştı ve orayı da sardı. Çok sayıda insan öldü, birçoğu da boğuldu. Büyük ganimet elde edildi, fakat yanan malların miktarı ele geçirilenlerden daha fazlaydı.
Aynı gece Nahr Ma‘kıl üzerinde bir teknede bulunan Abdullah b. Humeyd et-Tûsî ve oğullarından biri, Ebû Hamza Nusayr ile birlikte öldürüldü.
Bu yıl Abadan halkı da Zenc liderine teslim oldu ve kalelerini ona bıraktılar.