"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Muhammed b. İbrahim (İbn Tabâtabâ) İsyanının Sebepleri

Bu konuda farklı rivayetler vardır.

Bazıları şöyle der: Onun isyanının sebebi, el-Me’mun’un Tahir b. el-Hüseyin’i fethettiği bölgelerin vergi toplama görevinden azletmesi ve bu göreve Hasan b. Sehl’i göndermesidir. Bu yapılınca Irak halkı kendi aralarında konuşmaya başladı ve şöyle dediler: el-Fadl b. Sehl, el-Me’mun üzerinde üstünlük kurmuştur; el-Me’mun’u bir saraya yerleştirmiş, kendi ailesinin (‘Abbâsîlerin) ve önde gelen kumandanlarının—ister yakın çevresinden ister halktan olsun—halifenin yanına girmelerini yasaklamıştır. Ayrıca el-Fadl’ın devlet işlerini kendi isteğine göre yürüttüğü ve halifeye danışmadan kamu işlerinde tek başına hüküm verdiği ileri sürüldü.

Bu yüzden Irak’ta bulunan Haşimî ailesine mensup kişiler ve toplumun ileri gelenleri buna öfkelendi. el-Fadl b. Sehl’in el-Me’mun üzerindeki hâkimiyetine karşı sert bir tavır aldılar ve bundan dolayı Hasan b. Sehl’e karşı da düşmanca davrandılar. Garnizon şehirlerinde fitne patlak verdi. Kûfe’de isyan eden ilk kişi, daha önce zikrettiğim İbn Tabâtabâ oldu.

Başka bir rivayete göre ise onun isyanının sebebi şudur: Ebû’s-Serâyâ, Harsama’nın kumandanlarından biriydi; fakat Harsama onun maaşını vermemiş, ödemeyi sürekli geciktirmişti. Bunun üzerine Ebû’s-Serâyâ bu gecikmeye öfkelendi, Kûfe’ye gitti ve Muhammed b. İbrahim’e biat ettiğini ilan etti. Kûfe’yi ele geçirdi ve halk onun etrafında toplanıp ona itaat etti. Muhammed b. İbrahim’i şehirde öne çıkardı; çevre köylerin halkı, kabileler ve diğerleri de onun sancağı altında toplandı.

Bu yılda Hasan b. Sehl, kendi özel kuvvetleriyle birlikte Züheyr b. el-Müseyyeb ed-Dabbî’yi Kûfe’ye gönderdi. İbn Tabâtabâ şehre girdiğinde Kûfe’nin haraç işlerinden sorumlu kişi, Hasan b. Sehl tarafından tayin edilmiş olan Süleyman b. Ebî Ca‘fer el-Mansur idi; onun yardımcısı ise Hâlid b. Muhaccel ed-Dabbî idi. İbn Tabâtabâ’nın Kûfe’ye girdiği haberi Hasan b. Sehl’e ulaşınca, Süleyman’ı şiddetle azarladı ve zayıflığı sebebiyle onu kınadı.

Ardından on bin süvari ve piyadeden oluşan bir orduyla Züheyr b. el-Müseyyeb’i gönderdi. Züheyr onların üzerine yürüdü. Onun yaklaştığı haberi Kûfe’deki isyancılara ulaşınca, ona karşı çıkmak için hazırlık yaptılar; fakat yeterli güçleri yoktu. Bu yüzden Züheyr Karyetü Şâhî’ye ulaşıncaya kadar yerlerinde kaldılar. Sonra bir çıkış yaparak köprüde mevzilendiler. Züheyr Salı akşamı Sa‘naba’da konakladı ve ertesi sabah üzerlerine hücum etti. Ancak Kûfeliler onu bozguna uğrattılar, ordugâhını yağmaladılar ve yanında bulunan bütün para, silah ve hayvanları ele geçirdiler. Bu olay Çarşamba günü gerçekleşti.

Bu savaşın ertesi günü, yani Receb ayının birinci günü Perşembe (15 Şubat 815), Muhammed b. İbrahim (İbn Tabâtabâ) aniden öldü. İnsanlar, Ebû’s-Serâyâ’nın onu zehirlediğini söylediler. Rivayete göre İbn Tabâtabâ, Züheyr’in ordugâhından ele geçirilen para, silah ve hayvanların tamamını sıkı bir muhafaza altına almış, Ebû’s-Serâyâ’ya hiçbir şey vermemiş ve onu bunlara yaklaştırmamıştı. Ayrıca halkın tamamı ona itaat ediyordu. Ebû’s-Serâyâ, onun üzerinde hiçbir kontrolü olmadığını anlayınca onu zehirledi.

İbn Tabâtabâ’nın ölümünden sonra Ebû’s-Serâyâ, yerine sakalsız genç bir delikanlı olan Muhammed b. Muhammed b. Zeyd b. Ali b. el-Hüseyin b. Ali b. Ebî Tâlib’i getirdi. Ancak işleri fiilen yürüten kişi Ebû’s-Serâyâ idi; dilediğini göreve getiriyor, dilediğini azlediyor ve bütün işler onun elinde bulunuyordu.

https://kutsalayet.de/yuz-doksan-dokuzuncu-yil-olaylari/,https://kutsalayet.de/ebus-serayanin-abdusu-oldurmesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız