Bu yıl Me’mun, Fazl b. Sehl’in makamını ve itibarını yükseltti.
Şöyle rivayet edilir: Me’mun, Tahir’in Ali b. İsa’yı öldürdüğü, ordugâhını ele geçirdiği ve kendisine “Müminlerin Emiri” diye hitap edildiği haberini aldıktan sonra; ayrıca Fazl b. Sehl’in de onu bu unvanla selamladığını ve Tahir’in Abdürrahman b. Cebele el-Abnevi’yi öldürüp ordusunu dağıttığı haberinin doğru olduğunu kesin olarak anlayınca, Fazl b. Sehl’i huzuruna çağırdı.
Bu yılın Receb ayında ona doğunun yönetimini verdi. Bu yetki, Hamadan dağlarından başlayıp doğuda Seginan ve Tibet dağlarına kadar; güneyde Fars ve Hind denizlerinden kuzeyde Deylem ve Cürcan denizine kadar uzanan geniş bir bölgeyi kapsıyordu. Ona üç milyon dirhem maaş tahsis etti.
Ayrıca sancağını iki uçlu bir mızrağa bağlattı, kendisine bir bayrak verdi ve ona “Zü’r-Riyâseteyn” (iki başkanlığın sahibi) unvanını verdi.
Rivayet edilir ki, onun kılıcı Hasan b. Sehl’in evinde görülmüştür. Kılıcın bir yüzünde gümüşle “Savaşın idaresi”, diğer yüzünde ise “Yönetimin idaresi” yazılıydı.
Sancağı Ali b. Hişam taşıyordu; bayrağı ise Nuaym b. Hazim taşıyordu. Hasan b. Sehl’i de haraç divanının başına tayin etti.