"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Yezîd b. Abdülmelik’in Ölümü

Bu yıl, Halife Yezîd b. ‘Abdülmelik b. Mervân, Şa‘bân ayının yirmi altısında (28 Ocak 724) vefat etti. Bu rivayet Ahmed b. Sâbit – onun isnadıyla – İshak b. ‘Îsâ – Ebû Ma‘şer yoluyla aktarılmıştır. el-Vâkıdî de aynı bilgiyi nakletmiştir.

el-Vâkıdî’ye göre Yezîd, Şam’a bağlı Belkâ bölgesinde, otuz sekiz yaşında öldü. Bazı rivayetlerde kırk, bazılarında ise otuz altı yaşında olduğu belirtilir. Ebû Ma‘şer, Hişâm b. Muhammed ve ‘Alî b. Muhammed’e göre dört yıl bir ay halifelik yapmıştır; el-Vâkıdî ise dört yıl olduğunu söyler. Künyesi Ebû Hâlid idi.

‘Alî b. Muhammed’in rivayetine göre Yezîd, 105 yılı Şa‘bân ayının yirmi altısında, Belkâ bölgesine bağlı Erbed’de, otuz dört veya otuz beş yaşında vefat etti. Cenaze namazını on beş yaşındaki oğlu Velîd kıldırdı. Bu sırada Hişâm b. ‘Abdülmelik Hıms’ta bulunuyordu.

Hişâm b. Muhammed’e göre ise Yezîd otuz üç yaşında ölmüştür.

Ayrıca rivayet edildiğine göre bir Yahudi Yezîd’e kırk yıl hüküm süreceğini söylemişti. Başka bir Yahudi ise bunun yanlış olduğunu, aslında kırk “galabah” (yani ay) demek istediğini ifade etmiştir; ancak bu ay, yıl olarak anlaşılmıştır.

Onun Karakterine Dair Bazı Hususlar

‘Umar b. Şebbe’nin, ‘Alî’den nakline göre Yezîd genç ve neşeli biriydi. Bir gün Habâbe ve Sellâme’nin yanında keyifliyken “Uçayım” dedi. Habâbe ise ona, “Müslümanları kime bırakacaksın?” diye karşılık verdi.

Yezîd öldüğünde Sellâme şu ağıtı söyledi:

“Teslim olursak bizi ayıplama.
Bu geceyi sanki acı bir hastalığa tutulmuş gibi uykusuz geçirdim.
Keder bana, yanımdaki kişiden daha yakın oldu.
Bugün başımıza gelen o ağır olay yüzünden,
boş gördüğüm her evde gözlerim doldu.
Çünkü o ev, bizi hiç ihmal etmeyen efendisinden mahrum kaldı.”

Ardından “Ey Müminlerin Emiri!” diye feryat etti. Bu şiirin bir Ensar tarafından söylendiği rivayet edilir.

Yezîd, Süleyman b. ‘Abdülmelik döneminde hac yaptığı sırada Habâbe adlı cariyeyi dört bin dinara satın almıştı. Süleyman onun malını israf etmesini istemediği için geri vermesini sağladı. Daha sonra bu cariye Mısır’da birine satıldı.

Sonrasında Su‘de, Yezîd’e dünyada hâlâ istediği bir şey olup olmadığını sordu. Yezîd, Habâbe’yi istediğini söyleyince Su‘de onu tekrar satın aldırdı, süsledi ve perde arkasından Yezîd’e sundu. Perde açıldığında Yezîd onu görünce çok sevindi ve Su‘de’ye bol hediyeler verdi.

Bir gün Habâbe şu şarkıyı söyledi:
“Köprücük kemiği ile küçük dil arasında sönmeyen bir yanma vardır.”

Yezîd bundan etkilenip kollarını açarak uçacak gibi oldu. Habâbe ise, “Ey Müminlerin Emiri, sana ihtiyacımız var,” dedi.

Habâbe ağır hastalandığında Yezîd ona seslendi, fakat cevap alamadı. Bunun üzerine ağladı ve şu sözleri söyledi:

“Ruh seni unutursa ya da arzu senden vazgeçerse,
kalp bunu katılıktan değil, çaresizlikten yapar.”

Ayrıca şu mısrayı da okudu:
“Âşık için en büyük yas, sevdiğinin yurdunu terk edilmiş görmektir.”

Habâbe’nin ölümünden sonra Yezîd, Mesleme’nin tavsiyesiyle yedi gün boyunca kimseyi kabul etmedi. Mesleme, onun halkın gözünde küçük düşmesinden endişe ediyordu.

https://kutsalayet.de/muslim-b-saidin-turklere-karsi-seferi/,https://kutsalayet.de/hisam-b-abdulmelikin-halifeligi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız