"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Rey’in Fethi

Şöyle de rivayet ederler:

Nu‘aym b. Mukarrin, Vec Rûz’u harap ettikten sonra ordunun başında oradan ayrıldı ve Deste bî tarafına yöneldi. Oradan da Rey’e hareket etti. Rey halkı onun karşısında toplanmıştı. Ebu’l-Ferruhân ez-Zinâbî, Rey hükümdarına rağmen, Müslümanların durumunu ve Siyâvehş ile ailesinin kıskançlığını gördükten sonra Nu‘aym’la barış yapmak üzere Kıhâ denilen yerde onun karşısına çıktı. O sırada Rey’in hükümdarı Siyâvehş b. Mihrân b. Behrâm Şûbîn idi.

Siyâvehş, Dûnbâvend, Taberistan, Kumis ve Cürcân halkından yardım istedi ve onlara şöyle dedi:

“Bu Müslüman askerleri Rey’i ele geçirirse, size yer kalmayacak.”

Bunun üzerine hepsi Siyâvehş’e yardım etmek üzere toplandılar. Siyâvehş, ez-Zinâbî’ye saldırmak için harekete geçti. Rey dağının eteğinde, şehrin bir yanında karşılaştılar ve orada savaştılar.

Ez-Zinâbî, Nu‘aym’a şöyle demişti:

“Düşman çoktur, senin ise yanında az bir ordu var. Benimle birlikte bir süvari birliği gönder. Ben onları, halkın bile bilmediği bir yoldan şehrin içine sokarım. Sen de onlara saldır. Çünkü benimle birlikte olan süvariler de arkalarından üzerlerine çıkarsa, sana karşı dayanamazlar.”

Bunun üzerine Nu‘aym, geceleyin yeğeni Münzir b. Amr kumandasında bir grup süvariyi onunla birlikte gönderdi. Ez-Zinâbî onları, düşmanın haberi olmadan şehrin içine soktu. Nu‘aym da geceleyin düşmana ani bir baskın düzenleyerek onları şehirlerini savunmaktan alıkoydu. Savaş başladı. Düşman, başlangıçta Nu‘aym’a karşı iyi dayandı. Fakat arkalarından “Allahu ekber!” nidâsını duyunca bozguna uğradılar. Öylesine çok öldürüldüler ki, sayıları kulaçlarla ölçülür oldu.

Allah, Rey’de Müslümanlara Medâin’de elde edilen ganimet kadar ganimet verdi. Ez-Zinâbî, Rey halkı adına Nu‘aym’la barış yaptı. Nu‘aym da onu onlar üzerine yönetici olarak tayin etti. Rey’deki üstünlük ve itibar, ez-Zinâbî ailesinde kaldı. Şehrâm ve Ferruhân da bu aileden idi. Behrâm ailesi ise gözden düştü. Nu‘aym, onların şehrini, yani Rey’in eski şehrini yıktı. Bu şehre el-Atîka deniliyordu. Yeni Rey şehrinin kurulmasını ise ez-Zinâbî emretti.

Nu‘aym, Allah’ın kendisine verdiği zaferi Ömer’e yazdı ve mektubu el-Mudarrib el-İclî ile gönderdi. Ganimetin beşte birini de Uteybe b. en-Nehhâs ile Ebû Mufazzir ve Kûfeli bazı ileri gelenlerle birlikte yolladı.

Rey fethedildikten sonra Ömer, Simâk b. Haraşe el-Ensârî’yi Bukeyr b. Abdullah’a yardım için gönderdi. Bunun üzerine Simâk, Azerbaycan’da Bukeyr’e destek olmak üzere yola çıktı.

Nu‘aym, Rey halkı için şu belgeyi yazdı:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Bu, Nu‘aym b. Mukarrin’in Kûleh oğlu ez-Zinâbî’ye verdiği ahidnâmedir. O, Rey halkına ve onlarla birlikte bulunan diğer kimselere cizye vermeleri şartıyla güvenlik vermiştir. Büluğa ermiş olan herkes, gücünün yettiği ölçüde her yıl bunu ödeyecektir. Onlar iyi niyetli olacak, yol gösterecek, hainlik etmeyecek ve hırsızlık yapmayacaklardır. Müslümanlara bir gün bir gece misafirlik yapacak ve onlara ikramda bulunacaklardır. Kim bir Müslümana söver veya onu küçümserse ağır şekilde cezalandırılır. Kim ona fiilen saldırırsa öldürülür. İçlerinden biri ahdi bozarsa ve sağlam olarak teslim edilmezse, topluluğunuzun tamamı ahdi bozmuş sayılır.

Bunu yazdı ve şahitler huzurunda gerçekleşti.

Dûnbâvend hükümdarı da Nu‘aym’a barış konusunda haber gönderdi. Kendisinden yardım ve koruma istenmeden, Müslümanlardan uzak kalmasını sağlayacak bir bedel teklif etti. Nu‘aym bunu kabul etti ve ikisi arasında, onlardan ne askerî yardım ne de başka birine karşı destek istemeyi şart koşmayan bir belge düzenledi. Böylece onların istedikleri şekilde şu anlaşma yapıldı:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Bu, Nu‘aym b. Mukarrin’den Dûnbâvend hükümdarı Merdânşâh’a ve Dûnbâvend, el-Huvâr, el-Lâriz ve eş-Şîrâz halkına verilmiş bir belgedir. Sen ve seninle birlikte bu anlaşmaya girenler, saldırıdan vazgeçmeniz ve bölgenizdeki halkı kontrol altında tutmanız şartıyla güvenlik içinde olacaksınız. Her yıl, bölgenizin valisine yedi ağırlığında iki yüz bin dirhem ödeyerek kendinizi güvence altına alacaksınız. Bu şartlar içinde kaldığınız ve ahdi bozmadığınız sürece size saldırılmayacak, izinsiz üzerinize gelinmeyecektir. Kim ahdi bozarsa, onun için de, onu teslim etmeyen kimse için de hiçbir güvence yoktur.

Bunu yazdı ve şahitler huzurunda gerçekleşti.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/yirmi-ikinci-yil-olaylari/,https://kutsalayet.de/kumisin-fethi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız