"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Peygamber’in Medine’ye Hicreti

Ebû Ca‘fer (Taberî): Bundan sonra Allah, Elçisi’ne hicret için izin verdi.

Ali b. Nasr el-Cehdamî – Abdüssamed b. Abdülvâris; ayrıca Abdülvâris b. Abdüssamed b. Abdülvâris – babası (Abdüssamed) – Ebân el-Attâr – Hişâm b. Urve – Urve:

Allah’ın Elçisi’nin ashabı Medine’ye gitmişti; fakat o henüz Mekke’den ayrılmamıştı ve kendilerine savaş emrinin verildiği ayet de henüz indirilmemişti. Gitmesi emredilmemiş olan Ebû Bekir, diğer sahabilerle birlikte ayrılmak için izin istedi. Allah’ın Elçisi onu alıkoydu ve:

“Biraz bekle. Bilmiyorum; belki bana da ayrılmam için izin verilir,” dedi.

Ebû Bekir iki binek devesi satın almış ve Medine’ye gitmek üzere hazırlamıştı. Allah’ın Elçisi beklemesini isteyince, onunla birlikte gitme ümidiyle develeri yanında tuttu, onları iyi besleyip semirtti.

Ayrılış gecikince Ebû Bekir:

“İzin verileceğini umuyor musun?” diye sordu.

“Evet. Gelinceye kadar bekle,” dedi.

O da sabırla bekledi.

Âişe şöyle anlatmıştır:

Bir gün, öğle vakti, evde yalnızca Ebû Bekir ve kızları Âişe ile Esmâ varken, güneş tam tepedeyken Allah’ın Elçisi ansızın geldi. Onun âdeti, her gün sabahın erken saatinde ve akşamüzeri Ebû Bekir’in evine gelmekti. Bu yüzden Ebû Bekir onu öğle vakti görünce:

“Ey Allah’ın Elçisi, seni bu saatte ancak önemli bir iş getirmiştir,” dedi.

İçeri girince Peygamber:

“Yanında kim varsa çıkar,” dedi.

Ebû Bekir:

“Burada yabancı kimse yok; yalnız iki kızım var,” dedi.

Bunun üzerine Peygamber:

“Allah bana Medine’ye gitmem için izin verdi,” dedi.

Ebû Bekir:

“Ey Allah’ın Elçisi, sana eşlik edebilir miyim?” dedi.

“Evet,” diye cevap verdi.

Ebû Bekir:

“Binek develerimden birini al,” dedi.

Peygamber:

“Bedelini vererek alırım,” dedi.

Âmir b. Füheyre, Ezdlilerden bir mevlâ idi. Müslüman olmuştu; Ebû Bekir onu satın alıp azat etmişti. İyi bir Müslümandı.

Allah’ın Elçisi ile Ebû Bekir yola çıktıklarında, Ebû Bekir’in ailesine akşamları gelen bir koyun sürüsünün sütünden yararlanma hakkı vardı. Ebû Bekir, Âmir’i sürüyle birlikte Sevr’e gönderirdi. Âmir, akşamları koyunları mağaraya getirir, orada süt sağılırdı. Bu mağara, Kur’an’da adı geçen mağaradır.

Yol rehberi olarak Benû Abd b. Adî’den, Kureyş’in Benû Sehm koluna bağlı Âs b. Vâil ailesinin müttefiki olan bir adamı kiraladılar. Bu adam o sırada müşrikti; fakat yol gösterici olarak tuttular.

Mağarada kaldıkları gecelerde Abdullah b. Ebû Bekir gündüz Mekke’de dolaşır, onların aleyhine konuşulanları dinler; akşam olunca mağaraya gelip haberleri iletirdi. Âmir b. Füheyre de koyunları akşam getirir, sabah erkenden sürüyü diğer çobanlarla birlikte otlatırdı; böylece kimse durumu fark etmezdi.

Üç gün mağarada kaldılar. Kureyş, onu yakalayana yüz dişi deve vaat etti.

Üçüncü gün geçince ve arama telaşı azalınca, kiraladıkları rehber develeri getirdi. Esmâ yol azığını getirdi; fakat bağlayacak kayışı unutmuştu. Bunun üzerine kuşağını ikiye bölüp onunla azığı bağladı. Bu yüzden ona “iki kuşak sahibi” lakabı verildi.

Ebû Bekir en iyi deveyi Peygamber’e sundu:

“Bin, anam babam sana feda olsun,” dedi.

Peygamber:

“Bedelsiz bineceğim bir deveye binmem,” dedi.

“Anam babam sana feda olsun, o senindir,” dedi.

“Kaça aldın?” diye sordu.

Fiyatı söyleyince:

“Onu o bedelle alıyorum,” dedi.

Sonra yola çıktılar. Ebû Bekir, mevlâsı Âmir’i bazen arkasına bindiriyor, nöbetleşe biniyorlardı.

Esmâ bint Ebû Bekir şöyle anlatır:

Allah’ın Elçisi ve Ebû Bekir ayrıldıktan sonra, aralarında Ebû Cehil’in de bulunduğu bazı Kureyşliler gelip kapımızda durdular. Dışarı çıktım. “Baban nerede?” dediler.

“Vallahi bilmiyorum,” dedim.

Ebû Cehil eliyle yüzüme vurdu; küpem düştü. Sonra gittiler.

Üç gün boyunca Allah’ın Elçisi’nin nereye gittiğini bilmiyorduk. Sonra Mekke’nin aşağı taraflarından bir cin gelip Arapların tarzında şiir söylemeye başladı. İnsanlar sesini duyuyor ama kendisini göremiyordu. Ümmü Ma‘bed’in iki çadırında konaklayan iki yolcudan söz eden beyitler okudu.

Bunun üzerine Allah’ın Elçisi’nin Medine’ye yöneldiğini anladık.

Onlar dört kişiydi: Allah’ın Elçisi, Ebû Bekir, Âmir b. Füheyre ve rehberleri Abdullah b. Uraykıt.

Ebû Ca‘fer (Taberî) – Ahmed b. el-Mikdâm – Hişâm b. Muhammed el-Kelbî – Abdülhamîd b. Ebî Abs – babası:

Bir gece Kureyş, Ebû Kubeys tepesinden gelen bir ses duydu:

“Eğer iki Sa‘d Müslüman olursa, Muhammed Mekke’de hiçbir muhaliften korkmaz.”

Ertesi sabah Ebû Süfyân:

“Bu iki Sa‘d kim?” dedi.

Ertesi gece şu sözler duyuldu:

“Sa‘d, Evs’in Sa‘dı yardım et,
Sa‘d, şerefli Hazrec’in Sa‘dı da.
Doğru yola çağırana cevap ver,
Cennette arzulananı Allah’tan iste.”

Sabah olunca Ebû Süfyân:

“Vallahi bunlar Sa‘d b. Muâz ve Sa‘d b. Ubâde’dir,” dedi.

https://kutsalayet.de/peygamberin-suikastten-kurtulusu/,https://kutsalayet.de/peygamberin-medineye-varisi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız