"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Verese sahiplerine terike’de kalan mülkün sabit olması

Ölünün terikesinden kalan mülkü – borcu olsun, olmasın- verese sahipleri için sabit olur. Bunu, İmam Şafii söylemiştir.
Ebu Hanife ise : Borç eğer terikeyi aşıyorsa, bunun verese sahiplerine verilmesi engellenir. Eğer aşmıyorsa, o vakit bu borçtan bir şeyin verilmesi engellenemez, demiştir.
Ebu Said el-İstahri ise : Miktarı kadarı engellenir, demiştir. İmam Ahmed de buna benzer bir görüşe imada bulunmuştur. Çünkü borç, verese sahiplerinin zimmetinde sabit olmayacağından, bu durumda terikeye taalluk etmesi gerekli değildir. Birinci görüş daha evla’ dır; zira borcun yeri, zimmettir. Terike’ye taalluk etmiş olması ise ancak veresenin bundan olan borcun ödenmesi ile -rehin gibi- başkası arasında muhayyer bırakılmış olmasıdır. Bu sebepledir ki alacaklıların kölenin nafakasını karşılamaları zorunlu da değildir ve onlara terikenin neması da verilmez.
Bir adam iflas etmiş olduğu halde ölür, onun bir adama borcunun bulunduğunu iddia edecek verese sahipleri buna karşı çıkarlarsa, akabinde onlar adil bir şahid getirseler ve onunla beraber yemin etseler, bu durumda ölü için borçludur, hükmü verilir. Verese sahipleri yemin etmeye karşı çıkarlarsa, o vakit alacaklı da ölünün şahidi ile beraber yemin eder. Bunu, İshak, Ebu Sevr ve yeni görüşüne göre İmam Şafii söylemiştir. Çünkü borç, alacaklı dışında vereseye aittir; dolayısıyla onun yerine yemin etmesi söz konusu olmaz, sanki mirası borcu kapsamıyor gibi değerlendirilir. Bunun varise ait olacağına dair delil ise yemin etmesiyle yetinmiş olacağıdır. Nitekim varisten başkasına ait olsaydı bu durumda yemini yeterli olmazdı.
Eski görüşüne göre ise İmam Şafii: Alacaklı yemin etmesi durumunda buna hak sahibi olur, demiştir. Bu, İmam Malik’in de kavlidir. Çünkü hakkı ona taalluk eder, şüphesiz buna dair delil, şayet mal sabit olmuş olsaydı, onun bu hakkı verese üzere takdim etmiş olurdu.
Şahitle beraber iki oğul yemin edecek olursa, payın miktarı kadar borç sabit olur. Bu, verese sahibinin babaları hakkında bir vasiyetin veya borcun olduğunu iddia etmesi durumunda söz konusudur ve şahit ikame edecek olurlarsa, o zaman hepsi hakkında yemin etmedikleri sürece bu hüküm sabit olmaz. Onlardan kimisi yemin ederse, borç ve vasiyetten, hakkı kadarı sabit olmuş olur, buna ek olarak vereseden kalanlar ise buna ortak olamazlar. Çünkü yemin etmedikleri sürece onlara bundan bir hak düşmez. Bunun yanında başkalarının yemin etmeleriyle de kendileri hak sahibi olamazlar. Babasının borcundan ise onun hakkında sabit olduğu miktar kadarı ödenir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/olmus-kimsenin-adagini-yerine-getirmek/,https://kutsalayet.de/munkir-karsi-cikan-inkar-eden-in-yemin-etmesinden-sonra-beyyine-ile-hukum-vermek/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız