İddia sahibi (davacı) beyyinesinin kendisinden uzakta bulunduğunu söyler veya onu sunması mümkün olmaz veyahut da beyyineyi ikame etmek istemeyecek olursa, bu durumda davalıdan yemin etmesi istenir. O da bundan dolayı yemin eder. Yemin eder sonra iddia sahibi (davacı) beyyinesini getirecek olursa, onun lehine hüküm verilir. Bunu, İmam Malik, Sevrl, Leys, İmam Şafü, Ebu Hanife, Ebu Yusuf ve İshak söylemiştir.
İbn Ebu Leyla ve Davud’ dan ise O vakit bu beyyinesi dinlenmez; çünkü yemin etmek davalı için bir hüccettir, dolayısıyla sonrasında artık davalının iddiası dinlenmez, tıpkı iddia sahibinin beyyinesinden sonra davalının yemininin dinlenmemesi gibi kabul ediiir, görüşü nakledilmiştir.
Ancak onların zikrettikleri bu ifade doğru değildir. Çünkü beyyine asıldır, yemin etmek ise bu beyyineden bedeldir. Bu nedenle ancak beyyinenin mümkün olmaması halinde bu meşru olur. Bedel olan bir şey, bedel olunan şeye muktedir olunması durumunda geçersiz sayılır.
Chat
Sohbet Yükleniyor...