“Allah’a yemin olsun ki” vb. demek veya yemin edip: “Allah adına kasem olsun ki, Allah şahit olsun ki veya Allah’a arz ediyorum ki” demek. Bu bağlamda el-Muvaffak der ki: Bu, fakihlerin genelinin görüşüdür ve onlara bunda muhalefet edenin olduğunu bilmiyoruz. İster yemin etmeye veya mutlak olarak bir ifade kullanmaya niyet etmiş olsun, fark etmez. Zira o: “Billahi” der de: “Allah adına kasem olsun ki” demeyecek olur ve fiili de zikretmiş olmazsa, o zaman bu öncesinde takdir edilmiş bir fiil şeklinde yemin olur. Çünkü “be” edatı, öncesinde takdir edilmiş bir fiile taalluk eder.
Eğer fiili açığa vurur ve takdir edilen fiili de söyleyecek olursa, o vakit hükmün sâbitesi daha evlâ sayılır. Kuşkusuz bunun lehine örfün kullanımı da mevcuttur. Eğer o: “Allah adına kasem olsun ki” sözüyle mâzî (geçmiş) yeminden haber vermeyi kasdetmiş olursa veya “Allah adına kasem olsun ki” sözüyle gelecekte olan yeminden haber vermeyi kasdetmiş olursa, bu takdirde kefaret yoktur.
“Allah’a yemin olsun, Allah’a kasem olsun, Allah’a yemin ettim, Allah’a kasem de bulundum, Allah’a yeminle… yahut Allah’a kasemle…” gibi ifadeler yemin sayılır. İster bunlarla yemin etmeyi kasdetmiş olsun yahut mutlak bir ifade kullanmış olsun fark etmez. Bu, tıpkı “Allah’a kasem olsun ki” ifadesi hakkında zikrettiğimiz yemin gibidir ve ayrıntılı hükümleri de bunların hükümleriyle aynıdır.
“Şunu yapacağıma dair kasem olsun ki, yemin olsun ki, yemin ettim yahut şahitlik ettim ki” der ve “Billahi” ismini zikretmeyecek olursa, İmam Ahmed’den bu hususta iki görüş gelmiştir:
Yemin etmeyi kasdetmiş de olsa veya mutlak bir ifade kullanmış da olsa bu bir yemin sayılır. Bunun benzeri bir görüş Sevrî, Ebu Hanife ve ashabından nakledilmiştir. Çünkü buna dair şeriat örfü ve kullanımı gelmiştir. Yüce Allah şöyle buyurur: “Münafıklar sana geldiklerinde: Şahitlik ederiz ki sen Allah’ın Peygamberisin, derler… Yeminlerini kalkan yapıp Allah yolundan yan çizdiler.” (Münafıkun Suresi: 1–2) Dolayısıyla bunu bir “yemin” olarak isimlendirmiştir.
İmam Ahmed’den şöyle aktarılmıştır: Eğer Allah adına yemin etmeye niyetlenmiş olursa bu, yemin sayılır, başkası yemin olmaz. Bu ise İmam Malik ve İshak’ın kavlidir. Zira Yüce Allah ve başkası adına yemin etmeye muhtemel olur. İmam Şafiî ise şöyle der: Bu durumda niyet de etse bu yemin olmaz. Çünkü yemin, o zaman Yüce Allah’ın isim ve sıfatlarından soyutlanmış olacağından, o vakit bu bir yemin değildir. Tıpkı: “Ev üzerine yemin ettim.” demesine benzer.