Doğurmadığı sürece hamile bayandan kısas caiz olmaz. İster o cinayet/saldırma vaktinde hamile olmuş olsun yahut saldırıdan sonra ve infazdan da önce hamile kalmış olsun, isterse canı yahut vücudunun bir bölümü hakkında kısasa mucip konumda bulunmuş olsun, fark etmez. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Ancak bu işte kısasta ileri gitmesin.” (İsrâ Suresi 33)
el-Muvaffak şöyle demiştir: Zira bu, ilim ehli tarafından da ortaya konmuş olan bir icmadır ve onlara bu noktada ihtilaf edenin olduğunu da bilmiyoruz. Vücudunun bir bölümü hakkındaki kısasa gelince, kuşkusuz bizler caninin infazına veya hakkından fazlasını icra etmesinden dolayı endişe ettiğimiz içindir ki, bu noktada onu yasakladık. Zira bizim caniden başkasına sirayet etmesinden ve masum candan geçmiş olmasından dolayı endişe ettiğimiz için söz konusu olan bu yasaklayışımız elbet daha öncelikli ve daha evla sayılır. Çünkü caniden başkasını öldürmek suretiyle kısasta bulunmak haram olur.
Eşel (eli çolak) konusunda doğru olan görüş:
el-Muvaffak şöyle demiştir: İlim adamlarının çolaklığa karşılık elin, ayağın yahut dilin kesilmesinin gerekli olacağını söylediklerine dair bir şey bilmiyoruz, sadece Davud (ez-Zâhirî)’den aktarılan görüş müstesnadır; zira o bunun gerekli olacağını ifade etmiştir.
Bize göre, çolak kimsenin kendi güzelliği dışında bir faydası bulunmadığı için faydanın olmaması hasebiyle ondan bir şey de (kısas olarak) alınmaz. Mesela görmeyen bir göze mukabil gören bir göz alınmaz.
Peki, sakat (yahut arızalı) bir kulağa ve buruna mukabil sağlıklı olanı alınabilir mi? Bunda iki görüş gelmiştir:
Diğer azalarda olduğu gibi bu alınamaz,
Alınabilir; çünkü faydası sakat yahut arızlı olmasından dolayı gitmiş değildir. Zira sakat olan bir aza, sağlıklı olanla güzellik ve fayda noktasında eşit kabul edilir. Buna göre birisi diğerine mukabil olarak alınmalıdır. Bu, sağlıklı olana mukabil sağlıklı olanın alınması gibi kabul edilir. Ancak ele karşılık ayağın alınması bundan farklıdır. İmam Şafiî’nin de bu noktada iki görüş gibi iki (farklı) kavli yer almaktadır.
Kesen şahıs sakat/çolak, kesilmiş olan da sağlıklı olur ve diyeti tercih edecek olursa, o vakit elin diyetini alma hakkı vardır. el-Muvaffak: Bu noktada bir ihtilafın olduğunu bilmiyorum, demiştir. Ama kısası tercih eder ve ziyade olmaksızın durum imkân vermiş olursa, buna hakkı doğar. Çünkü hakkı olmaksızın razı olmuştur. Bunun yanında güven duymayacak olursa, kısas sakıt olur. Fazlasının infaz edilişinde güven oluşacak olursa, o takdirde sakat kola karşılık sakat olan alınır.
Eksik olan azaya mukabil eksik olan alınır, yeter ki eşit olmuş olsunlar. Tam olan bir azaya karşılık eksik olanın alınması da caizdir; çünkü onun hakkı dışında ele alınmaktadır.
Peki, bu durumda eksik parmaklardan dolayı diyet alma hakkı var mıdır? Bunda da iki görüş gelmiştir.