"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Peşpeşe hükmünün arasını açmak

Kefaretini ödemeye çalıştığı orucun sahih olmadığı bir zaman dilimi içinde zıhar orucunu kesintiye uğratmış olursa, mesela oruca Şaban ayının başından başlamak gibi, o zaman Ramazan veya bayramından sonrasına onu erteler veyahut Zilhicce ayında başlamış olursa, onu kurban bayramına yahut teşrik günlerinden sonrasına erteler. Çünkü peşpeşe oruç hükmü, bu şekilde yapmakla kesintiye uğramış olmaz, tutamadığı oruçları sonrasında bina ederek tutar. Zira söz konusu olan bu zaman dilimlerinde kefaret orucunu tutmasını şeriat yasaklamıştır. Dolayısıyla -hayız ve nifas halindeki kadında olduğu gibi- onun da peşpeşe hükmü kesintiye uğramış olmaz.

İmam Şafii ise: Bu durumda peşpeşe hükmü kesintiye uğramış olur, bu oruçlarını da baştan tutar, demiştir. Çünkü kaçınması mümkün olduğu halde o, kefaretini tutacağı iki ayın bizzat kendi zaman dilimi içerisinde iftar etmiş olduğundan, bu haliyle başka bir şeyden dolayı orucunu bozmasına yahut adak orucu tutmasına veya başka bir kefaret orucu tutmasına benzemektedir.

Diğer gelen bir görüşe göre ise teşrik günlerinde kefaret orucunu tutabilir ve sadece kurban bayramı günü dışında orucunu bozmaz. Buna göre iftar edip orucu bozacak olursa, baştan başlaması icap eder.

Kefaretini Ramazan ayında tutmaya niyet edecek olursa, Ramazan orucu da, kefaret orucu da onun için yerine gelmiş olmaz. Bunun yanında yolcu olsun mukim olsun, peşpeşe hükmü de kopukluğa uğramış olur. Çünkü Ramazan ayı, içerisinde farz orucun tutulması kesinlik oluşturan bir oruç ibadetidir, başka bir orucun o ay içerisinde tutulması ise haram kılınmıştır. O nedenle başka orucun tutulması ona caiz olmaz, tıpkı bayramlardaki ilk günlerde oruç tutması gibi kabul edilir. Öyleyse (o ay içinde başka bir orucu tutmuş olursa) Ramazan orucunu tutmuş olmaz; zira buna dair niyet etmemiştir. Halbuki ameller niyetlere göre anlam kazanır. O vakit yolcu yahut mukim olması arasında bir fark da yoktur. Çünkü Ramazanda söz konusu olan zaman dilimi bellidir, kesin olarak ortaya konmuştur. Sadece yolculuk yapacak olursa, ruhsat halinde o ayda oruç tutmaması caiz olur. Dolayısıyla evine döner ve ruhsat hali kalkacak olursa, o zaman orucunu tutar ve kendisi aslına rücu etmiş olur.

Ebu Hanife ise: Mukim olursa, o zaman tuttuğu oruç kefaret yerine geçmez, ama Ramazan orucu yerine geçer; çünkü niyeti tayin etmek, Ramazan orucu için şart değildir. Yolcu olursa, o vakit oruç kefareti geçerli olur, ama Ramazan orucu için geçerli olmaz, demiştir. Ebu Hanife’nin iki arkadaşı olan (Ebu Yusuf ve Muhammed) ise: Yolcu da olsa, mukim de olsa tuttuğu oruç kefareti için geçerli olmaz, ama Ramazan orucu için geçerli olur, demişlerdir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kefaret-kimlere-verilir/,https://kutsalayet.de/kolenin-kefaret-vermesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız